|
28 MART 1991 YILINDA
ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİNE KARŞI UYGULANAN SOYKIRIM
|
||||
| Sadun KÖPRÜLÜ | ||||
Altunköprü Türklerine mazlum baba, anne, kız, çocuk, oğullarımıza tarihe yazılarak, hiç unutulmayan Basçılarının çirkin cinayeti işlemiştir.Türkmen milleti yeryüzünde efendi, töreli, onurlu, bilinçli, özgürlük yanlısı olarak, barışsever, haysiyetli, insanlık severlikle görünerek, düşmanlar tarafından her türlü baskı ve zulüm içinde sürgün edilerek, uzaklaşmaya mecbur bırakılmışlardır. Altunköprü katliamı 28 Mart 1991 yılında, her bir yerden gelen top sesleri duyulmakla, mermilerde Türkmen yerleşim yerlerine düşmekle, toplar mermiler verimli toprağı nimetlerle, tüm haklı besleyerek, bereketli ellerini uzatarak, yardıma koşan Altunköprü, yazık her zaman Türkmenlere kin düşmanlık gösteren öteki milletler, kurşununu milletimize yağmur gibi yağdırmaktaydı. Bağdattan gelen tanklarında, hareket sesleri evleri okulları daireleri sarsmakta, çocuk, kadınları ürkütmekle ortalığı korkunç sarmakla, her yerde barut ağı şehir mazot kokusu vardı. Bu güzel şirin gül yasemin çiçek kokulu bahar ayında milletimizin, mutluluk sevinçli günlerine matem yas gözyaşı dökme ağlama gülümsemeyle karıştı. Esirgemeden Türkmen milleti, yurt toprak uğrunda canını veren ve her şeylerinden varlıklarından, daha da fazla sevdikleri Kerkük, Musul, Erbil, Altunköprü, Tuzhurmatu Telafer ve tüm Türkmen toplumuna vatanlarına karşı adayarak, Ulu Tanrıya ilkelerine inanarak kendilerini adamaktadırlar. Tüm insanları seven yardım sunan milletimiz, hiçbir zaman kimseye kötülük yapmadı, Silahı kalem diye, savaşı barış oldu diledi sevgi istedi başkalarına da. Türkmen şehir, bölge, ilçe, kasaba, köylerine giren gaddar, kıyıcı Saddam uşakları Altunköprüye girerek evlere saldırarak ne oldukları belli olmayan soysuz Kürtler, diktatör Eflak Saddam kuvvetleri ile 9- 1471- 80 yaşlarında çocuk yaşlıları, kadınları yüzlerce Arsalan kahraman Altunköprü Türkmenlerini ellerinden gözlerinden bağlayarak, çocuk, kız kadınların yüksek bağırma çığlık sesleri, ağlayışları ve gözyaşları ile yalvarış yakarışlarına zalimler kötü onursuz düşmanlar yaşlılarına, çocuklarına aldırmadan acımadan zorla vura, vura onları alıp götürmüşlerdir. Her nasılsa bu göz yaşlar, mazlum kimsesiz Altun köprülüleri kesin zalim Saddamcı Baasçilerin ellerinden ölüm cezasından kurtarmaktan kana bulamıştır. Taş yürekli düşman hiç zamirleri bilinçleri uyanmadı, bu zavallı insanları kurşuna dizdikten sonra, gömmeden onları etlerini kemiklerin av köpeklerine bırakarak, Allahtan korkmadan beyler yalnız gaddar Saddamın, düşmanların rızası için, taştan olan yürekleri yumuşamadan, çocukları annelerinin sıcak kucaklarından, babaları çocuklarından alarak, onları öksüz koyarak yeni gelinleri ak yerine siyaha bürümüşlerdir. Zavallı insanların ellerinden, gözlerinden bağladıktan sonra, dört yanlarını kurşun yağmuruna tutunarak, kanlar içine gömmüşlerdir. Temiz canları kargalara, yaban canavarlara yem olarak bırakılmıştır. Bu zulümlü çirkin eylem, katliamı işleyenlerinin tarihinde bir silinmez, siyah nokta utanmayan alçaklık nişanı diye kalacaktır. Altunköprü şehitleri uğrunda, milli mücadelemiz canlarımızla, kanlarımızla sürdürmekle, yollarımızı bırakmış oldukları izlerle, aydınlatarak göğsümüzde güneş gibi doğarak, parlak meşale ışık olarak yanacaktır. Mert şehitlerimizin şan dolu insanlık dersleri yolumuzu aydınlatacaktır. Demokrasi Türklük yolunda şehit olana dek milli davamızla yürümeye devam edeceğiz. ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ALTUNKÖPRÜ HAKKINDA Altunköprü Stratejik, coğrafik, uygarlık bakımından, çok eskiden Türk tarihinde özel yeri olan bir Türk kasabasıdır. ALTUNKÖPRÜ, Türk Şehri (Kerkük, Bağdat ve Kerkük, Türk şehirleri Erbil, Musul) gibi kuzey şehirlerle ilişkisi bulunmaktadır. Ticaret ve turizm yolu üzerine düşen bu Türkmen kasabası eskiden beri ve bu güne kadarda Irakın diğer şehirleri ile yolculuk geçidi sayılmaktadır. Ama Türk ilçesi olduğundan dolayı hiçbir gelişme, onarım görmeden Irak başına gelen tüm rejimler bu Türk bölgemizi sindirme yok etmeye çalışmışlardır yinede güçleri yetmemiştir milletimizin birliğinden dolayı. Tabii Altunköprü güzellikte de, her seven âşıklara yer olan bu kasabanın havası çok verimli güzel, kokusu mis amber, suyu bal tatlı, şirin sabah erkenden, ılık meltem kokusu esen rüzgâr, yeli, küçük zabta rengi avluya düşerek, etrafı çam orman, ağaçlarla sarılarak, yüzde yüz temiz Türk olan gönlü, millet aşkıyla coşmaktadır. Serin, şirin havası, yeri güzel baharda renkli, renkli güller kokular açılarak, insanlara yaşam vermektedir, hiçte solmayan büyütücü tadıyla eserek, tüm Türkmenlerle sevgisini kaynaşmaktadır.. ALTUNKÖPRÜ Türkmen bölgesi bambaşka anavatan Türkiyeyle bir gezici yeri sayılmakla, çok önemli yeri bu günümüze kadar bulunmaktadır. Altunköprü Türk şehri Kerkük kuzeybatısından 44 kilometre sağına düşer, Türk Erbil şehrinden ise 50 kilometre uzaktadır. Aşağı Zab, Küçük Zab söylenen ırmak, Altunköprü'nün yukarısından ikiye bölünmüştür, her biri kasabanın bir yanından akmaktadır, iki kilo aktıktan sonra kayabaşı köyünden dalgalanarak, altında birleşmektedir ve bir tek ırmak olarak kasaba böylece üç yere ayrılır, yukarı, aşağı, orta Kerküke yakın olan semte (Salihiye) orta adaya (Orta yaka) Erbil yoluna düşene ([Tısın) adı söylenmektedir. Kerkük şehrinde olan Tısın ise tümü Türk olarak, önce kasaba iken bugün Kerkükün büyük bir mahallesi sayılarak, ikiye ayrılmıştır yeni ve eski Tısın. Kıyıcı Saddam Tısın Türklerinden çok sayıda idam ederek uzun yıllar onları Mahpushaneye atmıştır, baba, anne, oğul yaşlı genç kadın olarak her evden üç dört masum suçsuz Türkmenleri idam ederek kurşuna dizmiştir, birçoğunda yıllar boyu kayıp etmişti, Altunköprü da eskiden bu ad semtte verilmiştir. ALTUNKÖPRÜDE iki köprü bulunmaktadır, büyük köprü, küçük köprü ve Altun su köprüsü da söylenir, son yıllarda diktatör Saddam bu zavallı milletin durumunu ekonomi, siyasi durumu ele almakla kasabanın uzaklığında Altunköprü Türkü gelmekte olan araba yolcular, ticaretten yararlanmasın diye başka ayrı bir köprü yapmakla kasabada işler çalışmalar durgun hala gelmiştir... Altunköprü eskiden kervanlar buraya uğramak zorunda kalmakla, burada iş bularak yerleşmekteydiler. Şimdide güney, orta bölgelerini kuzeye bağlamakta ve yıllarca seyyah gezicilerin Avrupalıların aramış oldukları önemli büyük yol olarak buraya uğramaktaydılar ve çok yapıtlarda da Altunköprü'ye yer verilmiştir, kasabanın kuzey batısından gelen (Haçar) deresi ise ırmakla karşılaşmaktadır. Altunköprü'nün ne zamandan kurulduğu belli değil tarihte köprülere önem vermekle milattan binlerce yıl önce buralara uygarlık gelişme kalkınma ve Türk adında bir Milletin yaşadığını kaydederek yazmaktadırlar, artık buralarda hiçbir millet olmadan Türk milleti varmış buraları açarak çok sayıda devletler kurmuşlardır. Altunköprü Türkçe birleşik ad olarak, hakkında Tarih ve millet arasında da neden bu adın verilmesi hakkında yazılar, söylentilerde çoktur.. ALTUNKÖPRÜ İLE İLGİLİ SÖYLENTİLER 1-Altunköprünün ilk yapılışında, bir Altun halkanın köprüye takılmasıyla ilgilidir. 2-Altunköprünün yapılma aşamasında Türk halkı köprünün yapımını kolaylaştırmak için kendi aralarında altın toplayıp hükümete vermiştir. Bu davranışları ile Türkler ALTUNKÖPRÜ NÜN, kalkınması, ilerlemesi, iktisadının daha da iyileşmesi ve kasabanın geleceği için bu yardımı yapmıştır. 3-Altunköprüye, toprağının çok verimli Altun ocağı olduğu için ve geçit yol olarak gelir sağladığından dolayı bu ad verilmiştir. 4-Altunköprü yapılırken uzak yerlerden gelen kervanlar büyük köprüsünde ve küçük köprüsünde de bir altın halka görmüşler. Aydın ışıklı yanarak Altun ocağının görüldüğü söylentileri sonucu bu adı aldığı da söylenmektedir. 5-Tarihte, Altunköprü hakkında küçük zabin yukarısı (Altun su ) diye tanıtmakla köprü yapıldıktan sonra (Altun su köprüsü) denmiştir, Bunu kısaltmak için ise (Altunköprü ) olarak kullanılmaya başlanmıştır. (Hofman) 6-Tanınmış tarihçi dördüncü sultan Murat 1638 miladi yılında Bağdat yolculuğunda küçük Zab üzerinde bir köprünün yapılmasını emretmiştir. Bu yapılacak köprünün Altun ağırlığında olmasını istemiş böylece de iki köprü olmuştur. 7-ALTUNKÖPRÜ adına sultan Murattan 88 yıl önce seyahate başlayan, Portekizli (Efso ) (yapıtında Altunköprüden bahsedildiğine rastlanmıştır.) 8-Tarihçi (Rüstem paşa ) uzun, uzun Altunköprüyü anlatmaktadır. 9-Fars tarihçisi (Şerefeddin âli yazdı ) yazmış olduğu (Zafer name )yapıtında Altunköprünün miladını 1424 yılı olarak belirlemiş ve Altunköprüyle ilgilenmiştir. (Faruk Sümer ) Türk tarihçisi ise Altunköprü adı 14 yüzyılın ortalarında var olduğunu eserlerinde anlatmaktadır. 10- Hüseyin Namık Orhunun Musul salnamesi adlı yapıtında ise iki köprünün Zab üzerinde dördüncü sultan Murat 1907 tarafından yapıldığını belli etmektedir. Altunköprü Türklerinin arasında geçen diğer söylentiler ise dördüncü sultan Muratın, Şah Abbasa karşı giriştiği Bağdat seferinde Kerkük Türk şehrine bir kumandan göndermiştir. Ve bu kumandan Altunköprüye geldiği zaman bir köprü yapılmasıyla ile uğraşmış. Savaş vaktinde kumandanın boş yere vakit geçirdiğini gören sultan, savaşa katılmadığını ve korkak olduğunu düşünerek, çok kızıp öfkelenmiş ve yapmış olduğu köprüye yaklaşmadan binmiş olduğu atı suya sürerek, Irak Türkleri arasında tanılan (Hoyrat, bir tür şiir cinaslı bir kaç anlam taşıyan) hoyratını söylemiş. ALTUN KÖPRÜ OYMAKLARI Altunköprü Oymaklarına gelince, Demirel, Ateş, Acem, Ağalar, Bekler, Allaf, Attar, Bakkal, Balıkçı, Balyemez, Bayraktar, Behlüller, Dilber, Azizler, Hayyav ,Oruç, Sıncana, Bayat, Salihı,Seyitler, Kervancı, Doğramacı, Sarhoş, Acem evi, acemli, Efendi, siyan, düşap, Ateş, Fereç, Keleş evi, divana, haydara,Köprülü,Derviş, ve başka oymaklarda bulunmaktadır.. ALTUNKÖPRÜ KASABASINDA TANINANLAR ALTUNKÖPRÜ bir Türk bölgesi olarak çok sayıda yazarlar, şairler ses sanatkârı, bilginler yetiştirmiştir bunlardan Şükür Han zad, Şevket Ateş oğlu, Muhsin Behçet Şakır, Av Tarik Zeynel, Ziyad Köprülü, Sadun Köprülü, Faruk Faik, Zanun Taha, Bektaş Köprülü, Molla Sadun, Molla Haşim Köprülü, Molla Sait, Sadun, Ümit Osman Köprülü, Satıh Köprülü, Zühdü Namık, Abdulrahman Gör ses, Kamil Köprülü, Sinan Köprülü, Abid Köprülü, Selahattin Köprülü, Seter Köprülü, Abdulkadir Ömer, Zanun Tüfik, Kara Sadi, Cuma Kasapoğlu ve başkaları. ALTUNKÖPRÜ VE 1959 KERKÜK KATLİ 14 Temmuz 1959 Yılında Kürtler hazırlık görerek Altunköprü kasabasına saldırı yapmaya plan çizerek, Peşmergeler üç gün bekleyerek bir türlü Altunköprüye giremediler ONLARLA Molla Mustafa Barzani birlikte düzenli olarak Türkleri yok etmeye yıllarca uğraşarak, çizmiş olduğu sinsi planı Milletimizin birliği, yiğitliği kahramanlığıyla yok oldu, çünkü Altunköprü Türk milleti tüm güçleriyle karşı durmaya ölmeye can, kan vermeye toprağa, bayrağa ant ederek, peşmergelerin Altunköprüye girmesini yasaklayarak kadınlar, çocuklar yaşlılar bile hazırlık görerek, her türlü kollanan aletleri eve bırakarak gece gündüz uyumadan uyak kaldılar, beklediler gelenlere karşı durdular, tüm varlıklarıyla saldırdılar, yok etmeye tüm insanlarımız birleştiler böylece tüm silahlarıyla Altunköprüye korkudan giremediler. ALTUNKÖPRÜ VE KÖPRÜLÜ SOYADI. Altunköprü kasabasında Köprülü soyadı bugün Türkiyenin birçok yerinde bulunmaktadır, özellikle İstanbul, Ankara Altunköprü aileleri Türkiyede bulunan Köprülü Zade Ailesiyle akraba olarak dördüncü Sultan Murat döneminde Altunköprü kasabasına yerleşerek o dönemde birçok Altunköprülü Türkiyeye yerleşerek Köprülü soyadını kullanmaktadırlar, Türkiyede tanınan Köprülü zade ailesinden önde gelenlerden Mehmet Fuat Köprülü zadedir. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Türkler bir ailedir kan kardeş olarak birbirleriyle kan ırk Türkçülük duyguları bulunmaktadır. Ayrıca Köprülü ailesi en çok Makedonya, Azerbaycan, İran Türklerinde bulunmaktadır. ALTUNKÖPRÜ SADDAM REJİMİNDEN SONRA ALTUNKÖPRÜ Türkleri Saddam düştükten sonra çok sevinerek kutsal şehitlerinin mezarda ruhları şad olarak demokrasiye inanarak, ana dilleri Türkçeyi tüm çalışma çabaları ile Türkçe okullar açarak, çocuklarını kendi ana dillerini öğrenmek için yazdırmışlar büyük çabalar göstererek tüm parti Irak Türkmen Cephesine sarılarak milli Türkmen davaları yolunda yorulmadan çalışarak yüzlerce gençleri yetinmektedirler, bugün tüm baskı engellere rağmen Türkçe okullar ve Türkmen Cephesinin kolu ile Türkmen milli parti dernekler açılarak, adlarını Türkçe bırakılmıştır. Ve tüm evlerde Türkçe kanallar ve Türkmeneli televizyonu izlenmektedir. Her ne kadar Kürt peşmergeler baskılarına karşı Altunköprü Türkleri direnerek haklarını şehitlerin kanıyla milli mücadele ile korumaktadırlar ve ALTUNKÖPRÜ Türkçe adını değiştirmeye kalkan Saddama rejimi bugün Peşmergelerr karşı varlıklarını- dillerini, tarihlerini kanlarıyla savunarak, ALTUNKÖPRÜ adını her bir yere dağa taşa, tüm hükümet dairelerine, Türkçe okullarına yazmaktadırlar. BURALAR TÜRKLERİN YERİ Eski çağdan beri Türk milleti bu bölgelerde yaşamıştır. Karakoyunlu devleti başbuğu Bayram hoca 14. yüzyılın ortasında kış mevsimini Altunköprü de, Kerkükte geçirtmekteydi. Altunköprü kasabasının milattan önceden beri Türklerin yerleşim merkezi olduğundan tarih kitapları bahsetmektedir. Böylece Irak Türkleri, bazı yazarların söylediklerine göre Osmanlı İmparatorluğundan, Abbasiler ve Emeviler ile Iraka yerleşmiştir. Irakta hiçbir millet yokken Türkler buralarda olmaları bellidir. Daha Milattan önce (Şemiro) olan Altunköprü adı (Derin köy) olmuştur. Ayrıca Sümerlerin Türk oldukları tüm tarih kitap yazmaktadır ve Altunköprü bu dönemde bir Türk toprağı, yeri olduğu kanıtlanmaktadır, Sümerler ilk Türk milleti olarak Irakın kuzeyi ve güneyinde yaşayarak, uygarlığı kurmuşlardır. Her alanda ilerlemişlerdir, böylece bizler Sümerlerden bir parça olarak Irak olmadan bu topraklar bizlerden kalmıştır. Kerkük şehri yüzde yüz bir Türk şehri olarak etrafı ve içi Türklükle yaşamaktadır Altunköprü, Erbil, Musul gibi. Türkler Bayat, Oğuz , Ak koyunlu, Kara koyunlu, gibi bu bölgede yerleşen Türk kabilelerden, oymaklardan, boylardan gelmişlerdir birde dördüncü(Murat) dönemindeki Osmanlı imparatorluğundan ve Selçuk imparatorluklarından bir bölümü burada kalmışlardır,. SADDAM REJİMİNİN ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİNE KARŞI SOYKIRIMI Irak Baas hükümeti iktidara gelmesinden bu yana, uyguladığı baskı politikasından Türk şehirleri (canım Kerkük, Erbil, Musul, Diyala Türk Telafer, Kifri, Ömer mandan, Şahreban, Selamiye, Karakoyunlu, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Beşir, Tısın, Hanekın, Mendili, Köy, bucak, İlçe, Kasabalarımız, özellikle Türk Altunköprü) nasibini almıştır. Bunların hesabı çok zor olmuştur, çünkü kendileri Türk, dilleri Türk Tarihleri Türk, Altunköprü da Türkten başka hiç bir millet yoktur ve olmamıştır. Köyden, dağdan başka Türk olmayan yerlerden gelenler hiçte Kerküklü, Erbilli, Musullu, Altunköprülü, Telaferli olamazlar. Bu yerlerde öteki Türk yerlerimiz gibi Türktür ve Türk kalacaktır. Kerkük ve tüm Türk yerlerimiz ne kürdün, ne Arapların ne de başkalarının boş sözüyle Türklüğünden, soyundan, yurdundan ve toprağından ölse de vazgeçmeyecektir. İktidarın zulmüne maruz kalan, nice kötü kara günler yaşayan milletimiz ahlaklı, dürüst, şerefli, çalışkan, gelenek, göreneklerine bağlı olmaları nedeniyle hiçbir zaman milli davasından vazgeçmemiştir. 28 Mart 1991 tarihindeki ayaklama ile Kürt peşmergeler Türk toprağına girmiş ve burayı yağma talan etmişlerdir. Irak İstihbarat askeri gücü, yağmaya maruz kalanların Türk olması nedeniyle engel olmamışlar, onları korumak istememişler ve buraları korkudan bırakarak kaçmışlardır. Bu insanlar kendilerini kurtararak bu milletin yok olmasına çalışmışlar, milletimizi ölüme karşı bırakmışlardır. Bu milletin bir kısmı rejime karşı ölümü göze alarak, yollarından dönmeden burada kalıp mücadele vermeye başlamışlardır. Çünkü diktatör yıllarca gençlerini idam etmiş, zindana atmış, milletini sürgün etmiştir. Diğerleri ise arkası olmadığından, kimsesiz olduğunu düşünerek başka ülkelere kaçmışlardır. Ve bu gidenlerin çoğunluğu Anavatan Türkiyeye yerleşmiştir. Baas partisi 1968 yılından itibaren iktidara gelip planlı olarak çizilmiş siyaset programlarını bu kimsesiz talihsiz halka uygulamakta idi. Milli duygularını yok etmek için uygarlığa, ahlak ve onura uymayan aykırı davranarak baskı yoluyla insan haklarına tecavüzde bulunmuştur. Saddam istihbarat askerleri 28 Mart 1991 ayaklanmasından sonra Türk ALTUNKÖPRÜ kasabasına girerek yaşlı, kadın, erkek, çocuk demeden, herkese ateş açarak, evleri basarak, tank ve zırhlı birliklerle bu insanlara saldırarak, top ateşine tuttuktan sonra, toplu halde kaçanların önüne geçerek, hepsini birden soruşturmadan kurşuna dizmiştir ve idam etmiştir. Cesetlerini ise (Şafulla) kepçeyle toprağa gömerek, gizli tutmuştur. Bunların içinde 78 yaşında çocuklarla 80 yaşında yaşlılar ve kadınlar da vardır. Bu yaralı, günahsız, silahsız Türkler kutsal Ramazan ayı dolayısıyla oruçlarını bile açmadan, toprak altına atılmışlardır. Kanlı giysileriyle gömülen ve hak uğrunda şehit olan vatandaşlarımızın haberleri bayramdan 15 gün sonra gelmiştir. Bu soykırımda iki yüzden fazla Türkmen, Altunköprü kasabasında kurşuna dizilerek, şehit olmuşlardır. Bu katliam Bağdattan kıyıcı Saddam ve oğulları Kusay, Uday, Ali Hasan Macit tarafından uygulanmıştır. Altunköprü Türklerine uygulanan, insanlık dışı, uygarlığa yakışmayan bu olay zalim diktatörün özel askerleri eliyle işlenmiştir Aylarca kız, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan yalnız Türk oldukları için önlerine gelen herkesi suçsuz kanlarıyla ailesine vermeden, yer altına bırakmıştır. Saddam rejiminin devam etmesi Irak Türkleri için büyük bir felaket olarak sayılmaktaydı, ama ne mutlu bugün milletimizi bu kanlı rejimden kurtararak şehitlerimizin ruhları mezarlarında şad olmuştur. Baas Saddam zalimleri Altunköprü. Dibis ilçesindeki Bay Hasan bölgesinde yaşayan suçsuz vatandaşlarımıza insafsızca, hiç acımadan, göz yaşlarına bakmadan kıyasıca acı bir sahne ile (oğlum diye Çırpınır sitemleri göğe çıkan Anneler ağlayarak, Babam diyen yetim öksüz kalan çocuklar, vah ah kardeşim seni niçin zalimler Saddamcılar, kıyıcılar, öldürdüler bağırıp, çağıran bacılar kardeşler) kollarını ellerini, gözlerini bağlayan Cellat Saddamcılar hepsini ölüm cezasına çaptırdı. Irak Türklerini azınlık olarak gören tüm millet örgütleri nerede idi. Bilsinler ki bizler Irakın her bir yerinde varız ve Irak bizimdir, kimsenin değil. Irakın kültürünü, tarihini, şeref, töresini koruyan en eski ve büyük millet bizleriz. Bu zavallı insanların hakkını arayacak uluslararası örgütler neredeydi? İnsan haklarını savunan Birleşmiş Milletler bu hakkı neden, niçin savunmuyorlar? Siyasi teşkilatların görevi nedir? Yeniçağda din, ırk ayrımı yapılmadan insanlar sevgi, barış güven içinde yaşama arzusu duyarken talihsiz, kimsesiz bu millet kanlı ve korkunç olayları yaşaması acaba haksızlık değil mi? Milletimize karşı uygulanan baskı, önüne gelen her şeyi yakıp yıkarak Türkleri perişan etmiştir. Ne zaman bunun hesabı sorulacak? Adalet yerin bularak Saddam cezalandı ve şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, bugün Saddamın kopyaları olanlar ve Türkmenelinde Saddamın politikasını uygulayanların cezaları, hesapları ne zaman verilecek ve ne zaman Irakta doğru bir demokrasi millet haklarını, insan haklarını uygulayan,bilen bir sistem kurulacaktır, ne zaman tüm Irak halkı kardeşçesine yaşayacaklar.. TÜRK ALTUN KÖPRÜ KASABASINDA ŞEHİT OLANLARIN ADLARI. 1-Ahmet köprülü1948 2-Hazım Enver Abdullah1962 3-Atilla Ahmet Enver- 1976 4-Turan Ahmet Enver1974 5-Adnan Halit Menden1958 6-Mehmet Halit Menden1952 7 -Oğuz Semi Emin1983 8-Cengiz Mazlum Nuri1968 9-Mensur Mazlum Nuri1967 10-Nuri Mazlum Nuri1971 11-Hani Mithat izzet1970 12-İsem Mithat İzzet1964 13-Amir Mithat İzzet1960 14-Melik Faysal Süleyman1966 15- Şalan Faysal Süleyman1967 16-Abbas Salih Sait1973 17-Abdullah Kâhya1973 18- Ali Abdullah Kâhya1974 19-Abdul selam Reşit Hasan1966 20-Adil Bayız Hurşit1972 21-Ali Hüseyin Abbas1973 22-Atilla Nesih Bezirgân1968 23-Ayet Kadir Rahman1966 24-Aziz Ali Sait- 1955 25-Aziz TACIL1953 26-Cebbar Sıdık1957 27-Celil Fethi Mehmet- 1945 28-Cemal Ahmet Ferac1962 29-Cemal Şükür Sait1964 30-Cevdet Haydar Behrem1959 31-Çetin Esat Behçet1974 32-Erdal İhsan Mahmut1972 33-Erşat Hurşit Reşit1955 34-Eyüp Salah Sait -1975 35-Fazıl Cihat Fettah1954 36-Halil Fettan1945 37-Halil Fethi Mehmet1956 38-Hamit Garip- 1942 39-Haşim Haydar1968 40-Haşim Mehmet Tavik1966 [iki kardeş görmek halı olmayan] 41-Kasım Mehmet Tavik1962 42-Haydar Gaydan1956 43-Hişam İhsan Ali1971 44-Hüseyin Ali Ahmet -1958 45-Hüseyin Ali Ekber1965 46-İhsan Ali Feyzullah1932 47-İhsan Mahmut Veli1940 48-Mehmet Reşit Veli1925 49-İmat Mehmet Reşit1960 50-Isam Osman Cemil1964 51-İsmail Şükür1973 52-Yıldırım Kakıl kerim1979 53-Mahmut Attar -1940 54-Mehmet Selim1982 55-Mustafa Süleyman1974 56-İskender Ali -1957 57-Necat Teki1967 58-Necip Sait Salih1957 59-Nevzat Kadir Rahman1968 60-Nihat Abdülkerim Ali1965 61-Nizamettin Şükür Hamdı1958 62-Nurettin Terzi Ve İki Çocuğu 63-Orhan Hamit1967 64-Osman Cemil1930 65-Ömer Hurşit Salih1936 66-Amir Ömer Hurşit1954 67-Sabah Ahmet Hamdı1944 68-Saddam Reşit Hasan -1971 70-Saib Tatar Kadir1955 71-Salah Sait Salih1938 72-Sattar Rahman Aziz1945 73-Suud Hattap Osman1967 74-Şahap Ahmet Ferac1961 75-Şahin Nasıh Bezirgân1975 76-Şükür Hamdı Mehmet1932 77-Tarik Bayız Hurşit1963 78-Adnan Bayız Hurşit1964 79-Yaşar Hamit Abdulrahman1965 80-Zaim İsmail Hasan -1961 81-Zeynel abdın Fazıl -1946 82-Zeynel abdın İbrahim- 1975 83-Hasip Müşir Rıza1953 84-Abdulrahman Müşir Rıza1995 85-Selam Reşit -1954 86-Nedim Reşit -1965 87-Hişam İhsan Ali Rıza1957 88-İhsan Ali Rıza -1958 89- Mahmut Reşit -1954 90-Cünit Seat Behçet1972 91-Cemil Süleyman Abbas1983 92-Kemal Sabır Ahmet1981 93-Sezer Cuma Yasin1978 94-Secide Hişam Tüfik1975 95-Şükriye Semin hasan1944 96-Bedriye Halit1936 97-Şamil Abdurrahim1947 98-Kabil Abbas Burhan1928 99-Rüştü Halil1967 100-Nazar Mehdi1957 101-Ercuman Geylan Mehmet- 1956 102-Abdülmecit Abdülkerim1941 103-Adıl Ömer Hurşit1965 7 Nisan 1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurulmuştur. 104-Mehmet hac Halil -1968 14 Haziran 1986 Kürtler tarafından şehit olmuştur. 105-Rüştü hac Halil1967 1061987 yılında Kürtler tarafından arkadan vurularak şehit edilmiştir. 107- Nazar Mehdi1957 1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur. 108- Ayet Müşir1970 Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur. 109- Orhan hac Ekram1971 Kürtler tarafından arkadan kurşunla şehit edilmiştir. 110-Fatih Nefi -1956 Türkiye mezunu Türklük Turancılıkla Türkiyeyle suçlanarak tutuklanarak bir arabaya bomba bırakarak Saddam rejimi el ayağını 1980 keserek şehit etmişlerdir. Mühendis 111- Hüsamettin hac Nuri Behçet1952 Türkiye mezunu mühendis Milli Türklük doygusundan dolayı Saddam diktatörü arabasına bomba bırakarak şehit olmuştur. 112-Mehmet Hac Nuri1955 Bir süre kayıp olduktan sonra Saddam cellâdı tarafından idam olmuştur... 113-Selahattin köprülü - 14 Temmuz 1959 tarihinde Kürtler komünistler tarafından canavarcasına asılarak şehit edilmiştir. 203-Kemal Abdul Samet Ferit - 14 -Temmuz 1959 Kürtler komünistler tarafından işkenceyle Şehit Edilmiştir. 114- Muzaffer Müzahir1962 1982 yılında Türkiye ile ilgili Saddam rejimi cellâdı Şehit Etmiştir. 115- Abdulkadır Esat -1932 1982 tutuklanarak 1986 de özgür olduktan sonra Irak Muhaberatı Tarafından zehirlenerek şehit olmuştur |
||||
|
||||