IRAK TÜRKMEN DAYANIŞMA PLATFORMUNUN
ORTAK BASIN TOPLANTISI
İstanbul, 26.08.2008

Değerli Basın Mensupları
Bilindiği gibi Nisan 2008 tarihinden itibaren Irakta meydana gelen olaylar, ülkedeki zulmü, baskıyı ve insanlık dışı uygulamalara son verilmek üzere başlamıştı. 30 yıldan beri devam eden dikta yönetimine son verilmesini bütün Irak halkı gibi Türkmenler de istemiş ve bir gün önce ülkede demokratik ve güven ortamının sağlanmasını beklemişlerdir.
Irakta Telaferden Mendeliye kadar uzanan bölgede yaşayan Türkmen toplumu da, özellikle dikta yönetimi süresince büyük acılar, zulüm, soykırımları ve insan hakları ihlalleri yaşamışlardır. Bu yüzden Türkmenler geride kalan dönemin kapanarak, can güvenliği ortamını sağlayan, demokratik ve insan haklarına saygılı yeni bir düzenin kurulmasının özlemi içine girmişlerdir. Ne var ki beş yıldır Kerkükte düzeni elinde tutan KDP ve KYB adlı iki Kürt partisi ve bunlara bağlı peşmerge güçleri, etnik topluluklar arasında eşitlik, barış ve güveni sağlamak konusunda başarılı olamamışlardır. Hatta bu güçler ülkenin ulusal muhafız gücü olma misyonlarının dışına çıkarak, kamu ve özel yapıları ile birlikte Türkmenlere ait bina ve arazileri işgal ederek yasa ve kanun kurallarını çiğnemişlerdir.
Özellikle KDP mensupları kendi parti mensupları dışındakilerin üzerinde baskı ve tehdit oluşturmuşlardır. İşin en acı ve en kabul edilemeyen tarafı, Türkmen bölgelerinde bizzat terör odağı hâline gelmişlerdir. Demokratik teamülü bir türlü benimsemeyen Barzani yönetimi, kendi partilerinden olmayanları dışlamak ve baskı altında yönetmek gibi çağdışı ve günümüzde geçerliliği olmayan yöntemlere başvurmuşlardır. Kuzey yönetimine bağlı olmadığı halde Kerkük vilayetinde yasal olmayan uygulamalar ve insanlara yapılan baskılar, Türkmenlerden başka Arapların, Kürtlerin ve hatta Kildo-Aşuriler gibi diğer toplulukların da tepkisini çekmeye başlamıştır.
Geçmiş seçimlerde de görüldüğü gibi, peşmergenin silahlı gücünü, kendi siyasal amaçları doğrultusunda kullanan ve silahsız olan masum halk topluluklarını tehdit altında tutan Barzani yönetimi, merkezi hükümetin emrinde olması gerekirken, bunu açıkça reddetmiş ve Maliki Hükümetine meydan okumuştur.
Saygıdeğer Basın Mensupları,
Irakın kuzeyinde Türkiyenin Habur Sınır Kapısından itibaren Erbile kadar olan bölge de, bilindiği gibi yıllardır KDP yönetiminin elindedir. Bu bölge güvenlik açısından uzun süreden beri Türkmenler için tamamen sakıncalı hâle gelmiştir. Buradan geçiş yapan ve turistik amaçla Türkiyeye gelmek isteyen Irak vatandaşları, yoğun arama ve ağır sorgulamaya tabi tutulmaktadırlar. Bu vatandaşların cep telefonlarında kayıtlı numaraların ve isimlerin kimler olduğu ve ne için Türkiyeye gelip gittikleri sorulmakta, insan haklarına aykırı biçimde üzerlerinde mevcut bulunan her türlü evrak, ajanda, not defteri ve mektuplar ellerinden alınarak fotokopileri çekilmektedir. Gazeteci, yazar, şair ve kültür adamları sorgulanmakta, gözaltında tutularak bekletilmekte ve hakarete maruz kalmaktadırlar.
Bu sıkıntılardan dolayı Türkmenler ve Kerkükte yaşayan diğer topluluklar, Irakın dünya ile barışık Demokratik ve Hukuk Devleti olmasını istiyorlar. Bu düşüncelerle Bağdat Hükümetinin başı Başbakan Sayın Nuri El-Malikiden Kerkük Vilayetinin, devletin ulusal güçlerinin kontrolüne geçmesi için talimat vermesini istemekte ve ayrıca Irak Cumhurbaşkanı Sayın Celal Talabaniden de destek ve yardım beklemektedirler. Bütün bu gayri insanî baskı ve zulümlerin son bulabilmesi için Irak Türkmen Dayanışma Platformu, Maliki Hükümetinden şu önlemlerin alınmasını talep etmektedir:
1. Kerkük il sınırları içindeki Peşmerge güçlerinin acilen şehri terk etmesi ve kendi sınırları içine çekilmesi, yerine Bağdattan gelen ulusal muhafız güçlerinin göreve başlaması;
2. Zorbalıkla ve silah zoruyla yasal olmayan biçimde işgal edilen karakol, okul, ev, depo, stadyum ve diğer spor alanları, çiftlik, resmî daireler gibi kamu yapılarının, devlet arazilerinin, özel mülkiyete ait taşınmaz mal, bina, arsa ve tarım arazilerinin boşaltılmaları;
3. Habur Sınır Kapısı başta olmak üzere, devletin bütün ulusal sınır kapılarının merkezî hükümet olan Bağdat yönetimine devredilmesi;
4. Habur Sınır Kapısından Telafer, Musul ve Kerkük yönüne kadar uzayan ve denetimi devletin ulusal muhafız güçlerinde olan bir güvenlik koridorunun oluşturulması;
5. Barzani yönetimi tarafından tutuklanan, nerede ve nasıl olduklarından haber alınamayan, haklarında yasal ve hukukî sürecin başlatılmasına dahi izin verilmeyen Türkmen, Kürt ve Arap bütün masum vatandaşların serbest bırakılmaları veya derhal Bağdat yönetimine teslim edilmeleri;
6. Kitap, resim, dergi ve gazete gibi, her türlü yasal ve hukukî matbuatın, basın ve yayın organlarının, basın ve yayın kurallarına göre serbest bırakılmaları;
Değerli Basın Mensupları,
Irak Türkmenleri kendi bölgelerinde etnik ve mezhep ayrımı yapmadan, bütün topluluklarla beraber barış ve güven içinde kardeşçe yaşamak istiyorlar. Bu insanî ve demokratik taleplerini Bağdat yönetiminden başka, Birleşmiş Milletler, İslam Konferansı ve Arap Birliği Genel Sekreterliklerine; Avrupa Birliğine, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine; Irak, ABD, İngiltere ve diğer Arap ülkeleri ile İranın Ankaradaki büyükelçiliklerine ve Türk ve dünya kamuoyuna duyurmak istiyorlar.
Irak Türkmen Dayanışma Platformu
Türkmen Basın Konseyi
Kerkük Kültür ve Araştırma Vakfı
Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi
Türkmeneli İnsan Hakları Derneği
Irak Türkmenleri Kardaşlık ve Kültür Derneği
Irak Türkleri Adalet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Türkmeneli Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Derneği
Türkmen Birliği ve Dayanışma Derneği
Özden Yapılanma ve Araştırma Derneği
Müstakil Irak Sanayici ve İşadamları Kültür ve Dayanışma Derneği