|
Türkiye'de yaşayan Kerkük Türklerinin önemli isimlerinden Dr. NEFİ DEMİRCİ ile konuştum.
Dr. DEMİRCİ, kadim Türk yurdu KERKÜK'ün dünü, bu günü ve geleceği hakkında bu güne kadar yüksek sesle konuşulmamış bilgileri cesâretle açıkladı:
KERKÜK TÜRKLERİ IRAK'TA HUZURU SAĞLAYACAK YEGÂNE DENGE UNSURUDUR.
Oğuz Çetinoğlu: Kerkük Türklerindensiniz. Ailenizin Irak ile ilişkileri nasıl başladı, nasıl gelişti ? Kısaca özetler misiniz ?
Dr. Nefi Demirci: Ailem ve diğer Kerküklüler, yani Türkler, daha 'Irak' diye, coğrafi, siyasî bir kuruluş yok iken, Kerkük ve çevresinde yaşıyorlardı. Kerkük'teki Musalla Mezarlığı'nda, benim aileme ve Kerkük'te yaşayan diğer Türk ailelerine ait, en az 500 yıllık mezarlar bulunmaktadır. Bunların bir kısmı son zamanlarda Kürt çapulcular tarafından tahrip edilmiştir. Atalarımız olan ve 'Türkmen' olarak anılan Türkler, Anadolu'ya yerleşen Türklerden çok önceleri Irak'a gelip yerleşmişlerdir. Akatlar ve Sümerler Türk kavimleri olduklarına göre, Türkler, tarih öncesinden itibâren Irak'a yerleşmişlerdi.
Çetinoğlu: Saddam Hüseyin dönemindeki zulümler ve ABD işgalinden sonra Irak'ta can ve mal güvenliğinin bulunmayışı sebebiyle Türkiye'ye sığınanlar, günümüzde Türk vatandaşlığına kabul ediliyor mu ? Bu konudaki gelişmeleri nasıl karşılıyorsunuz ?
Demirci: 1990'yı yıllardan sonra yalnız Kerkük Türkleri değil, bulundukları bölgelerde can ve mal güvenliği kalmadığı için, ölümü göze alıp ata yurtlarından kaçarak Türkiye'ye sığınmak mecburiyetinde kalanlara karşı uygulanan yaklaşım iç açıcı değildir. Türkiye'de barınamayanlar başka ülkelere gitmektedirler.
Çetinoğlu: Irak Türkmenlerinin sığınma hakkını kabul eden ülke var mı ?
Demirci: 2003 yılından itibaren Irak'tan göç etmek mecburiyetinde kalan 2.000.000 Türk,; Ürdün , Suriye ve diğer Arap ülkelerine sığınmışlar. Ürdün ve Suriye ülkelerine sığınanlara, her çeşit yardımı ırk ve mezhep ayrımı yapmadan vermektedir.
Çetinoğlu: Türkiye'de, vatandaşlığa kabul edilmeyen Irak Türklerinin yaklaşık sayısı ne kadardır ?
Demirci: Kesin rakam bilinmiyor. Yüzlerle ifâde edilen rakamlar söylenebilir. Türklük ve Türkiye sevdalıları, kaçak ta olsa, Türkiye'de yaşamak istiyorlar ve kalıyorlar. Türkiye bu probleme bir çözüm bulmalıdır.
Çetinoğlu: Hemşehrileriniz, hangi şartlar altında Türkiye'de hayat mücâdelesi veriyorlar ?
Demirci: İşsiz, aşsız, evsiz ve sağlıksız… Emniyet ekiplerine yakalanıp sınır dışı edilmek korkusu içerisinde… Ölüm ve hayat arasında korkunç bir mücâdelenin içerisindeler.
Çetinoğlu: Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Başkanısınız. Dernek olarak Türk toplumunu aydınlatmak ve dünya kamuoyunu bilgilendirmek dışında neler yapabiliyorsunuz ? Size intikal eden talepleri karşılayabiliyor musunuz ?
Demirci: Derneğimize insan hakları ihlali konusunda pek çok şikâyet ve talep geliyor. Karşılama imkânlarımız son derece kısıtlı. Fırsat buldukça konuları TV. kanallarında ve yazılarımızda kamu oyuna duyurmaya, yetkili makamlara iletmeye çalışmaktayız . Basından ve diğer sivil toplum kuruluşlarından, siyasî partilerden ve siyasî iktidardan destek beklemekteyiz.
Çetinoğlu: Dernek aracılığı ile, yetkili makamlarla ilişki kurabiliyor musunuz ? Devletimizin yönetim ve denetimindeki kurum ve kuruluşlara ulaşabiliyor musunuz ?
Demirci: Dernek aracılığı ve şahsî gayretlerle, çok az sayıdaki yetkili makamlarla görüşmelerimiz oluyor. Önemli konuları sözlü ve/veya yazılı olarak kendilerine intikal ettirebiliyoruz.
Çetinoğlu: Kerkük, Bağdat ve diğer şehirlerdeki Türklerle devamlı irtibat hâlindesiniz. Aldığınız haberlerin yorumunu ve değerlendirmesini yapar mısınız ?
Demirci: Türkmenler; insan hakları, can ve mal güvenliği açısından büyük sıkıntı içerisindeler. Geçim problemleri dayanılmaz safhada. Türkiye'nin bir an önce etkili ve yapıcı bir strateji belirlemesini uygulamasını bekliyorlar.
Çetinoğlu: Türkiye'de faaliyet gösteren PKK terör örgütü ile Irak Kürtleri, Barzani ve Talabani arasında nasıl bir ilişki var ?
Demirci: PKK militanları; Irak Kürtlerinden, Barzani ve Talabani'den büyük destek alıyorlar. Çeşitli sebeplerle bu destek zaman zaman kesilse bile, onların bilgi ve izinleri dâhilinde hareket ediyorlar. Sağlık tesislerinden yararlanıyorlar. 'Kürt, Kürtle çatışmaz.' Prensibi ile hareket ediyorlar. DTP'li belediye başkanları Öcalan'dan, 'Başkanımız', diyerek söz ediyorlar. Barzani'yi Kürtlerin lideri olarak kabul ediyorlar.
Çetinoğlu: ABD ve Avrupalı devletler… PKK'nın terör örgütü olduğunu samimî olarak kabul ediyorlar mı ? Etmiyorlarsa, Türkiye'nin yeterli ölçüde etkin olamayışının sonucu mudur ? Ediyorlarsa, hiç değilse, MED TV'nin yayınlarını engellemiyor olması nasıl yorumlanabilir ?
Demirci: Avrupa devletleri ve ABD; mecbur kalınca ve sâdece lafla olmak üzere PKK'yı terör örgütü olarak kabul etse bile, gerçekte bu vatan hainlerini, hürriyetleri için mücâdele eden 'etnik savaşçılar' olarak görmektedirler. MED ve ROJ TV yayınlarının devamı ve diğer Kürtçü faaliyetlerinin O ülkelerde yapılması, söylediklerimin açık delilidir. ABD; PKK faaliyetlerini hiçbir zaman önlemez. Gizli veya açık…destek vermeye devam etmektedir .
Çetinoğlu: Kerkük'ün demografik yapısı hakkında, değişik kaynaklarda, farklı rakamlar veriliyor. Türkleri Kerkük'ten göç etmeye zorlayan katliamlar başlamadan önce, Meselâ Osmanlı yönetiminde Kerkük'te nüfus oranları nasıldı, günümüzde ne hâle geldi ?
Demirci: Irak'ta güvenilir son nüfus sayımı 1957 yılında yapıldı. 3.000.000 civarında Türk vardı. Irak'ın nüfusunun % 12'si Türk'tür. Osmanlı döneminde tutulan salnamelere, Kanunî Sultan Süleyman Han döneminde yayımlanan, özellikle 111 numaralı Kerkük Livası Tahrir Defteri ve diğer arşiv belgelerine bakılırsa, Kerkük'ün tamamına yakını Türk'tür. 2003 yılından sonra kaba kuvvet kullanılarak Kerkük'e Kürtler yerleştirildi. Oran Kürtlerin lehine dönmüş olabilir. Muhtemel bir siyasî değişiklik sonucunda şiddetli çatışmalar yaşanacaktır. Çatışmalar, Türkiye'yi etkiler ve sıkıntılara sokar.
Çetinoğlu: Irak'ta Türk varlığının uzun tarihi, felâket olarak isimlendirilebilecek bir kırılma noktasına gelmiş durumda. Öyle anlaşılıyor ki, Türkleri Kerkük'ten tamamen uzaklaştıracaklar. Sonra huzur gelecek mi ? Arap-Kürt çatışması devam eder mi ?
Demirci: Hâlen Kerkük'te yaşamakta olan Türkler, Kerkük'ten son nefeslerine kadar ata yurdunu terk etmezler. Silah kullanarak uzaklaştırmaya teşebbüs edilirse büyük çatışmalar olur. Oluk gibi kan dökülür. Bunu önlemek millî bir görevdir, tarihî bir sorumluluktur. Arap-Kürt çatışması şiddetlenir. Türkler biraz güçlendirilirse, denge unsuru olurlar. Irak'ta sâkin bir hayat kurulur.
Çetinoğlu: Irak Kürtleri arasında mezhep farkı var mı ? Farklı mezhepler arasında çatışma söz konusu mu ?
Demirci: Yok denecek kadar azdır. Şafii mezhebi yaygındır. Nakışbendi tarikatı etkilidir. Az sayıda Kürtleşmiş Yezidiler vardır .
Çetinoğlu: Yıllar boyunca Türkiye'de yaşayan Kürtlerin, Türklerle aynı soydan geldiği, 'Kürt' adı ile bir etnik grubun, bir ırkın bulunmadığı söylenirdi. Kürtler, artık varlıklarını kabul ettirdiler. Kabul ettirdikleri isimle anılıyorlar. Irak'ta da böyle mi oldu ?
Demirci: Irak'ta, Suriye'de ve İran'da… Orta Doğu'nun her tarafında durum aynıdır. Yeni yetişen nesiller, tarih öncesi çağlardan beri Kürt olduklarına inandırılmışlardır. Kültüre değil, ırka ve etnisiteye dayalı şoven Kürt milliyetçiliği vardır. Hepsinin kafasına 'Büyük Kürdistan hayâli' yerleştirilmiştir.
Çetinoğlu: Sizce ABD ile PKK arasında gizli bir iş ortaklığı anlaşması var mı ?
Demirci: ABD, her zaman, her fırsatta PKK'ya destek vermiş ve korumuştur. Bu hareketlerinin tek amacı; Kürtleri kullanmaktır. 1990'lı yıllarda dağdaki bölücü eşkıyaya önemli miktarda yardım malzemesini paraşütlerle indirmiştir. Anlaşma gizli olsa bile uygulaması açıktır. Amacına ulaştıktan sonra kaldırıp atacak veya Kürtleri kendi aralarındaki gruplar hâlinde çatıştıracak, kardeşi kardeşe kırdıracaktır. 'Parçala, böl ve yönet…' taktiği bile ABD'yi tatmin etmeyecektir.
Çetinoğlu: Irak'ta yeniden yapılanma gerçekleştirilirken, feodal etnik yapılanma dışında bir yöntem uygulanabilecek mi ? Böyle bir yapılanma Türkiye'yi nasıl etkiler ?
Demirci: Irak'ta 1958 veya 2003 yılından öncekilere benzer bir yapılanmayı yeniden tesis etmek zor. Belki de mümkün değil. Kürtler Irak'ın kuzey kesiminde devlet kurdular. Arkalarında İsrail ve ABD varken geri dönmezler. Sünni Şii Araplar arasındaki kan davâsı ve Türkmenlerin bu coğrafyada siyasî olarak zayıf kalmaları, Türkiye'nin yeteri ölçüde aktif ve etkili olamayışı gibi sebeplerle…etnik yapılanmanın dışında bir gelişme beklenmemeli.
Irak'ın Kuzeyinde petrol zengini, kalkınmış bir Kürt devletinin ortaya çıkması, bölgede yeni bir câzibe merkezi oluşturur. Bu oluşum Türkiye'ye siyasî, iktisadî ve sosyal yönden sıkıntıya sokar. Sâdece Türkiye değil, İran ve Suriye ile diğer komşu ülkeler de sıkıntıya girer. Üzerinde durulması, tedbir alınması gereken çok önemli, hayatî konudur.
Çetinoğlu: Kerkük'te yapılması düşünülen referandum, birkaç defa tehir edildi. Şâyet yapılırsa referandumda hangi sorular sorulacak ? Siz nasıl bir sonuç alınacağını tahmin ediyorsunuz ?
Demirci: Referandumda tek bir soru sorulması ön görülüyor: 'Bölge, yani Kerkük, Merkeze mi, yoksa federe bölgeye mi bağlansın?'
'Sonuç ne olur' Sorusuna gelince: Şartlar değişmez ise, ki değişmeyeceğe benziyor… Söylemeye dilim varmıyor fakat gerçek ortada: Her Türk'ü derinden yaralayan bir sonuç ortaya çıkar.
Çetinoğlu: Türkiye, Irak'ta istediği sonuçları elde edebilmek için hangi imkânlardan yararlanabilir ?
Demirci: Türkiye'nin, askerî bir harekâttan önce ve etkili yaptırımları olabilir. Habur sınır kapısı kapatılır. Ova Köyde Telafer üzerinden ve Akça Kale'den Suriye üzerinden kapı açılabilir. Bu şekilde Kürtlerin gelir kaynağı kesilir. Irak'ın kuzeyine Türkiye'den verilen elektrik kesilir. Türk ticâret şirketlerinin, Kürt bölgesinin kalkınmasına ve gelişmesine katkıda bulunan müteahhitlik hizmetlerine son verilir. Petrol araştıran ve sondaj yapan firmalarımızın çalışmaları durdurulur . Barzani'nin Türkiye'de ticaret yapan şirketleri var, orada burslu okuttuğu öğrenciler var. Bu imkânlar kullandırılmaz. İncirlik Hava Üssü'nün konumu masaya yatırılabilir. Türkiye'nin elinde daha pek çok imkân var. Yeter ki kullanmak istesin…
Çetinoğlu: Söylemek istediklerinizin tamamını söyleyemediğiniz kanaatindeyim. Yine de çok önemli bilgiler verdiniz. Teşekkür ederim. Cenab-ı Allah, bütün Türklere, Müslümanlara ve sıkıntı içerisindeki bütün insanlara yar ve yardımcı olur inşallah.
Demirci: (Kederli bir ses tonu ile) İnşallah…
|