|
Türkmen Şehitleri Ve
Necmettin Erbakan |
|||
| Ali Kerküklü | |||
6 Ocak 1980'de Rahmetli Ahmet Kabaklı Hoca, Gün Işığında köşesinde Türk Irak dostluğuna suikast mi? başlıklı yazısıyla bu zulmün durması için adeta yalvarıyordu. Basının da yardımıyla, bu katliam ve soykırım teşebbüsü kamuoyuna mal edilmiş, bu arada devrin Enerji Bakanı Esat Kıratlıoğlu Bağdat Gezisi'ni iptal etmiş, ama karar değişmemişti. İdama mahkum edilen 5 kişiden 3'ü, Irak Ordusu Albaylarından, Türkmen Kardeşlik Cemiyeti(Ocağı) Başkanı Abdullah Abdurrahman(1913-1980), cemiyet üyelerinden Doç.Dr. Necdet Koçak(1939-1980) ve Tüccar Adil Şerif(1928-1980) hakkında verilen idam cezaları, 16 Ocak 1980 de başlanılarak, sırayla infaz edilmişti.Ancak Dr.Rıza Demirci(1928- ) ise bugüne kadar ne cenazesi teslim edilmiş, ne de idamı doğrulanmıştır. Rahmetli Doç. Dr. Ekrem Pamukçu'nun yıllar önce hazırlayıp o zamanki Kerkük Dergisinde yayınladığı "Irak Türklerinin Büyük Şehidi Necdet Koçak" adlı yazısında şöyle diyordu; Necdet Koçakın eşi Ayten Koçak hanımefendinin belirttikleri gibi, Saddam'ın adamları 15 Ocak 1980 tarihinde gece geç vakit eve geliyorlar. Yarın gelip eşleri Necdet Koçak'ı hapishanede görebileceklerini haber veriyorlar. Ertesi gün hapishanenin bulunduğu "Ebu Grep" denilen Bağdat yakınlarındaki hapishaneye gidiliyor (İşgalci Amerikalı askerlerin Iraklı tutuklulara işkence yaptıkları ünlü hapishanedir.Daha öncede burası Saddam ın işkence merkeziydi.). İçeri girdiklerinde, bir insanın çok zor sığabileceği yan yana üç demir hücre içerisinde Necdet Koçak, Albay Abdullah Abdurrahman ve Adil Şerif'in kendilerine aylardır uygulanan insanlık dışı işkence sonucu son derece bitkin ve yorgun oldukları görülüyor. Albay Abdullah Abdurrahman şeker hastasıydı, ilaçları verilmediği için gözlerini kaybetmiş acılar içinde kıvranıyordu. Her üçünün de vücutları yara bere içindeydi. Bir kaç saat sonra asılacak olan Necdet Koçak ailesine ve kendisini son saatlerinde onu yalnız bırakmayan dava arkadaşlarına hitaben şöyle diyordu; "Arkadaşlar, ağaç budandıkça yeşerir. Sizden ricam davayı bırakmayın ve sürdürmeye devam edin. Ben şu anda her zamankinden daha huzurluyum. Allah'ımın huzuruna gönül rahatlığıyla çıkıyorum. Bayrağı size teslim ediyorum. Bu bayrağı şerefle taşıyacağınızdan eminim. DOĞRULUKTAN VE ALLAH'IN YOLUNDAN ASLA ŞAŞMAYIN. ALLAH'A EMANET OLUNUZ." Bu son derece kısa konuşmasından bir kaç saat sonra diğer dava arkadaşlarıyla birlikte idam edilerek şehit edilmiştir. Necmettin Erbakanın Sözleri DİKTATÖR Saddam'ın emriyle işlenen bu cinayetler yüreğimizi kavuran ne ilk, ne de son olay olacaktı(Saddamın idamını hepimiz gördük, zulmün sonu yoktur ve insanlar ektiklerini biçerler, Saddam onbinlerce suçsuz Iraklının idam fermanını imzalamıştı. Boynuna ip geçirildiğinde bu sahnenin bir tiyatro oyunu olduğunu zannediyordu ama değildi). 1980 Yılı Ağustos Ayı başlarında, üstelik de Ramazan Ayı içinde, Irak ve Kuveyt'e bir seyahat yapan o zamanki MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Irak ve Kuveyt seyahatlerimin intibalarıdır diyerek, TRT mikrofonlarının karşısına geçmiş, akıllara sığmayan şu korkunç sözleri söylemiş ve yaralı gönüllerimizi kavrulmuş vaziyete düşürmüştü... Irakta Türklere yapılan bir zulüm söz konusu değil (10 Ağustos 1980 Tercüman ve Cumhuriyet) ile Irakta öldürülenler suçlu idi (Hürriyet 10 Ağustos 1980) Necmettin Erbakan Irak tan döndükten sonra medya karşısında şöyle diyordu ; Irak yetkilileri, istismar edilen(!) olayların mahiyetini izah ettiler. Kerkük'te cereyan eden olayların, ırk farkı gözetmekten dolayı olmayıp, terörizme karşı her ülkede tatbik edilen umum mahiyette muameleler olduğunu belirttiler. Münhasıran Türk oldukları için yapılan bir zulüm söz konusu değildir. Irak'ta idam edilen Türkler'in bomba atmak, cinayet işlemek ve camilerde namaz kılanların yüzlerine kezzap atmak gibi suçlar işledikleri bana bildirilmiştir (Kim bildirmiştir? Cihaz El-Muhabarat (Irak İstihbaratı) mı? Irak da idam edilen Türkmen liderler yüksek tahsilli (Albay, doçent, doktor, iş adamı, öğretmen..) ve dinine bağlı insanlardı. Irak Türkleri hangi tarihte terörü mücadele yöntemi olarak benimsemişlerdir? Hiçbir zaman..Hangi Müslümanlara bomba ve kezzap atılmış? Eğitimli, kültürlü ve yüksek tahsili Türkmen liderler mi yaptı?Bu iftiraya kim inanır? Allah o kadar büyüktür ki 29 sene sonra gerçekler ortaya çıkmıştır.) Rahmetli Ahmet Kabaklı Hoca, 15 Ağustos 1980 günü Vicdanınıza sığdırabilir misiniz başlıklı yazısında, bu beyanı korkunç laflar ve bardağı taşıran damlalar diye tarif ederek. Erbakan'ın yaptığını da cani BAAS ırkçılığı'na sözcülük ve propagandacılık olarak niteliyordu.Ağustos 1980 de Necmettin Erbakan medya karşısında Irak Türkmenleri Şehitlerine iftira atmıştır. Bu olay Irak Türklerinin içlerini sızlatmış ve incitmiştir. Bu iftiranın arkasındaki neden ne olabilirdi ? Irak Türkleri Necmettin Erbakana bir kötülük mü yapmışlardı ki bu ağır iftiraya maruz kalsınlar. O gün bu iftiralara karşı yaramızı sarmaktan başka çaremiz yoktu. Ama bu gün elimizde bulunan belgeler ışığında Irak Türklerine ve şehitlerimize atılan iftiranın nedenini öğrenmiş bulunuyoruz. Kimseye iftira veya haksızca suçlamada bulunmak istemiyoruz, isterseniz elimizde bulunan belgelere dayanarak konuşalım. Irak istihbaratının (Cihaz EL-Muhabarat) arşivlerinden ele geçirdiğimiz Arapça Yazılı belgelerin Necmettin Erbakan hakkında tutulan bilgileri aktaralım; 23 Mayıs 1991 tarihli ve 140/2D/3/846 sayılı Irak İstihbaratına ait çok gizli ve şahsi olan belgelerde 9 maddeden oluşmaktadır. 1-4. maddelerinde Necmettin Erbakanın özgeçmişi ile ilgili bilgiler içermektedir. Türk uyruklu,1926 doğumlu,Makine Mühendisi ve 1974 -1978 tarihleri arasında Başbakan yardımcısı olduğunu yazıyor. 5. madde de (ÇOK ÖNEMLİ) 1978 1980 yılları arasında Cihaz EL-Muhabarat (Irak istihbaratı) ile ilişkisi bulunduğu. Ve 1980 yılında ülkeyi (Irak) ziyaret ettiği ve liderimizle (Saddam Hüseyin) buluşma şerefine nail olduğu ALLAH ESİRGESİN ayrıca kendisine (Necmettin Erbakana) İKİ (2) MİLYON DOLAR yardımında bulunuldu(Neyin karşılığında,bu DOLARLAR Irak Türkmenlerine iftira atmak için olmasın sakın?!!!) . Eylül 1980 darbesinden sonra ilişkiler kesildiğini yazıyor. 6. Maddede ise (ÇOK ÖNEMLİ) 1987 senesinde politikacıların siyasi faaliyete dönmesiyle kendisiyle tekrar ilişkiler kuruldu ve halen cihazımızla (Cihaz EL-Muhabarat) ilişkileri devam etmektedir. 7-9. maddeleri ise Necmettin Erbakanın Türkiyede parti, din hareketi, gençler ve üniversite öğrencileri üzerinde etkili olduğu yazmaktadır.Milli gazete ise Refah Partisinin görüşlerini yansıtır, 1989 seçiminde % 9.8 ve şehirlerde 4 belediye başkanlığı kazandığını. Erbakanın İslami Arap ve Uluslararası Federasyonlar, Örgütler ve Dernekleriyle,ve eskiden beride Suudi Arabistan ile de ilişkileri bulunmaktadır. Körfez olaylarından sonra ülkeyi(Irak) iki defa ziyaret etmiştir yazıyor. 6 Eylül 1980 de Konyada Milli Selamet Partisinin (MSP) Başkanı Necmettin Erbakan ve kurmayları Kudüsü kurtarma mitingini düzenledi. Bu mitinge İslam Ülkelerinin Büyükelçilikleri ve 100.000 kişi katılmıştır. İstiklal Marşı okunurken bir grup MSPli yere oturmuş ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine sloganlar atmıştı. Atılan sloganlar ve taşınan pankartlarda da şu sözler dikkat çekiyordu; Komutan Erbakan Akıncı Asker, Yaşasın İslam Devleti Hakkımız, Dinsiz Devlet Yıkılacak Elbet, Ya Şeriat Ya Ölüm, Tek Halife Tek Devlet, Cihadımız Devletimizi Kuruncaya Dek.İşin ilginç yanıda İsraille imzalanan bir çok anlaşmanın altında,Başbakanlığı döneminde,Necmettin Erbakannın imzaları bulunmaktadır. "...İçeriği ve hatta imza protokolü bile halktan gizlenerek 28 Ağustos 1996 günü Ankara'da imzalanan askeri ve istihbarat içerikli İsrail-Türkiye Savunma Anlaşması, RP Başkanı ve TC Başbakanı Necmettin Erbakan'ın onayıyla gerçekleştiriliyor. İsrail karşıtlığı nedeniyle kitlelerden oy alan bir partinin, İsrail'le, Müslüman halkların aleyhindeki ve İsrail'in yayılmacı- katil varlığını meşrulaştırıcı bir konumdaki stratejik bir anlaşmaya imza atmasının nedenini iyi niyetli bir yaklaşımla yorumlayabilmenin imkanı yoktur. (Haksöz Dergisi, sayı 66- Eylül 1996 Gündem yazıları) "...Erbakan hükümeti iktidar koltuğuna oturur oturmaz, iki ay sonra 28 Ağustos 1996'da İsrail'le Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması'nı imzalamıştı. Bu anlaşma hiçbir Cumhuriyet hükümetinin imzalamaya cesaret edemediği bir anlaşmaydı. (25.07.2006 Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj) Arap Ülkelerinden para affedersiniz yardım!!, İsraille Savunma Anlaşması ve meydanlarda,FİLİSTİNLİLİRE KURTULUŞ.Ben bu işi anlayamadım,siz anlayabildiniz mi?. Miting ve yürüyüşten altı gün sonra gerçekleşen 12 Eylül darbesinin sebeplerinden biri, Necmettin Erbakanın düzenlediği Kudüsü kurtarma mitingi olmasın sakın?!!. 4 Ekim 1996 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Necmettin Erbakanın Libya Lideri Muammer Kaddafi nin, Türkiye Cumhuriyetine hakaret dolusu sözleri ve kendisine fırça atmasına rağmen(Belgemi istiyorsunuz? O tarihteki gazeteleri okuyunuz), çadırı önünde saatlerce el pençe beklemesinin nedeni ne olabilirdi? Biz biliyoruz, sizde biliyor musunuz?.Bu atasözünü duymuşsunuzdur Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste Şehitlerimizin ruhları şad olsun Kaynaklar Servet Kabaklı-Tercüman Gazetesi, 19 Eylül 2003. Dr.Alptürk Ünlü Ufuk Ötesi Aylık Gazete, Kasım 2008 Irak İstihbaratının Arşiv Belgeleri, 23 Mayıs 1991. Nuh Gönültaş Bugün Gazetesi, 10 Ocak 2009 Murat Güzel Memleket Gazetesi, 9 Eylül 2006. Yazar: Ali Kerküklü (İstihbarat Oyunları - Petrol ve Kerkükün Yazarı) |
|||