|
SENİNLE GURUR DUYARIZ;
MİLLET YOLUNDA ÇİZDİĞİN ÇİZGİLERİ DEVAM ETTİRECEĞİZ
14 Mayıs 2004 acı bir
olayın ardından Türkmen mücadelemizin en önde gelen
liderlerimizden birini kaybettik. O da değerli ve
kıymetli kan kardeşimiz şehit Mustafa Kemal Yayçılıdır.
Mustafa Kemal şahadet mertebesine nail olup bize veda
etmeden son yolculuğuna gitti. Öyle bizi bir üzüntüye
koydu ki, Türkmen davası onun ardınca ağlıya ağlıya son
yolculuğuna uğurladı. Bütün milli duygulu insanlar
Türkmen, Arap, Kürt ve Asurlar hepsi ağladı ve üzüldü.
Bu da sadece bir gerçeği yansıtır ki; Önder Şehit
Mustafa Türkmen davasının ne olduğunu iyice çevresindeki
gayrı Türkmenlere de anlatmıştır. Bunu da bugünkü
Irakımızda bu kadar yoğun sorunlar içinde az mücadeleci
bir kimse yapabilecektir.
Şehit Mustafa Kemal Yayçılı mücadeleci ve azimli bir
Türkmen idi. Hassas ve tehlike anlarında çok soğukkanlı
birisi idi. Zor olaylar karşısında kendini hiç bozmayıp,
gülümseyerek sorunları çözmeye çalışırdı. Çoğu zor
anlarda siyasi görüşmelerde yerinde ve ustaca konuları
yorumlayıp korku bilmeden yanıt verirdi. Karşı tarafı
küçümsemeden sorunların güzel çözümü ile tartışmasını
sona erdirirdi. Kendini hiç kimseden üstün bilmezdi. Her
zaman da İnsan millet yolunda hoşgörülü olmalıdır, ne
kadar hizmet ederse o kadar yükselir biz hizmetle
büyüğüz söylerdi. İşte bunlar hepsi lider olan kimsenin
özellikleridir. Onun ölüm haberi bütün Türkmenleri yasa
boğdu. O gözümüz önünden gitti, ama gönlümüzden çıkmadı
ve çıkmayacak. Vicdanımızda yaşamaktadır.
O Türkmenlerin lider sembolüdür.
KAHRAMAN MUSTAFA KEMAL
YAYÇILININ
GENÇ, ÖĞRENCİ VE KADINLARA HİTABI
GENÇLERE HİTABI
Değerli kardeşlerim, Geleceğin liderleri,
Sizlere heyecanla sesleniyorum. Çünkü buna inanıyorum,
bir gün gelir sizler bizim yaptığımızın daha iyisini
yapacaksınız. Sizler hürriyet meşalesini taşıyan,
özgürlük çağrısına fedakarlıkla koşan nesil olacaksınız.
Bizler davayı bir yerlere kader yetiştirip gideceğiz.
Belki şehit olarak, belki de yaşlanarak, ancak hiç
korkumuz olmadan gideceğiz. Çünkü arkamızdan hayırlı ve
cesaretli bir nesil gelecek, davayı büyük bir güçle
sürdürecekler. Ancak büyüklerinizi ve fikirlerini
unutmayın, zira biz, bizden büyüklerin fikir, öneri ve
talimatlarını unutmadık ve yaşattık.
Ey gençler;
Bundan eminiz sizler Irakın genelinde, tüm Irak için
tarih yaratacaksınız. Ben bundan eminim, sizler zor
dönemlerde yetişen nesilsiniz, onun için sizlerden çok
işler beklenir. Fikirleriniz ayrılsa bile hedefiniz bir
olmalı. düşmanınız çok olsa bile, imanınız büyük olsun.
Bıkmayın, yılmayın ve dalgalanan bayrağa sahip çıkın.
Tanrı sizleri Milletimiz için kurusun
ÖĞRENCİLERE HİTABI
Davamızın şerefli mertebesini okumakla kazanmış
öğrencilerimiz, davada en büyük adımımızı uygulayan
insanlar, kendi dilimizle eğitim yapmamız büyük
kazançlardan biridir. Onu koruyun ve geliştirin, bunu
ortaya koymak için büyük feda karlıklar verildi. Onu
kayıp etmeyin ve sürdürün, bu yolda çalışın, tüm
kuruluşlara bu kazancın önemini anlatın ve
geliştirilmesi için çalışın. Geleceğin fikir, bilim
adamları ve siyastecileri sizlerle şimdiden gurur
duyuyorum, gerçekten Türkmen Milletinin başını yuksek
ettiniz ve edeceksiniz. Başarılarınız bizi ve milleti
sevindirir ve kıvanc yeri olur.
Başarılarınız devamlı olsun ki, ihtisas alınca bütün
gayretle hizmetinizin yoluyla, milletiniz baş kaldırıp
fırtınlar aşsın, okullarınızı koruyun, gerekli
bıranşları alın ve hizmet gösterin, Türkmen tarihini ve
coğrafiyesini bilmelisiniz kültürümüz sürdürülmelisiniz.
Gelecekte sizlere güvenimiz büyüktür. Sizler yaşlılarla,
gençlerle ve diğer kisimlerle birlikte el ele
kültürümüzü sahip çıkmanızdan eminiz.
Tanrı sizleri ve milletimizi kurusun.
KADINLARA HİTABI
Kardeş, anam ve mücadeleci bacılarım,
Dava sizlere çok önemli yer tanımış, onu değerlendirip,
görev ve yetkilerinizi kullanarak, Irak genelindeki
kadınların haklarını ve özellikle Türkmen Kadınlarının
haklarını koruyup ve uluslararası mahfillerde tanıtması
için büyük caba sizlerden beklemekteyiz. Kadınlar
arasındaki fikir alışveriş, dostluk, birlik beraberlik
ve yardımlaşma duygusunu geliştirin, davayı bilin ve
öğretin, okuyun, anlayın ve yaşayın bütün bu prensipleri
hayata geçirin.
Milletimize faydası olan fikir ve önerilerinizi kendi
yayınlarınız yoluyla ortaya atın ve onları koruyun.
Artı hizmet grupları oluşturarak, dava dışında kalan
bacılarımıza yardım ve hizmet olaştırmaya çalışın.
Sizleri ilgilendiren mevzuları çizip ve dünyaya
tanıtmalısınız.
Sizler dava için, adam ve lider yetiştireceksiniz.
Davayı millete en iyi anlatan sizlersiniz, sağlıklı
nesil yetiştirmek en büyük görev sizlere düşmektedir.
Tanrı sizleri ve milletimizi kurusun.
ŞEHİT LİDERE KARŞI
ŞUURLARIMIZ
Ne kadar çoktur Türk Dünyamızın milliyetçi adamları,
hepsi de birbirinden cesur. Ama doğru düşünceli, düz
sözlü, güzel fikirli ve yapıcı görüşlü
siyasetçilerimizin arasında Kahraman Mustafa Kemal
Yayçılı bir başkaydır. Onun öz yeri ve öz adı vardı.
Siyaset dünyasına ilk adım attığı günden beri kendine
çok yakın bir dost bulmuştu, o da milli mücadeleydi.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı tekçe Kerkük Şehrinin mi?
Hayır böyle dersek onun yaptığı bütün çalışmaları
sınırlaştırmış oluruz. Çünkü Kahraman Mustafa Kemal
Yayçılının derdi tekçe Kerkük Şehri değildi. Onun derdi
bütün Irakta ve yurt dışında olan Irak Türkleridir.
Hele siyasi dünyasına ilk admılarını attığı günden beri
ta kara gün olan 14 mayıs tarihinde son nefesini
verirken, damarlarından akan asil Türk kanının son
damlasına kadar çok sevdiği milletine karşı ne şahsi
duygularına kapıldı ne de kendi menfaatleri için
çalıştı. Çünkü o sadece ve sadece bir Türkmenoğlu gibi
halkının derdini kendi derdi bilirdi. O hak yolunda
suzmaz oldu bir taraftan gurbet sıkıntıları bir yandan
da vatan hasreti onun şah damarındaki kana karıştı.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı Türkmen soylu bir aile
evladıydı, Türkmen soylu bir aile babasıydı, Türk ruhlu
bir millet önderiydi ve Türkmen topraklı bir vatan
lideriydi. Onun Bütün derdi, bütün özlemi, bütün hasreti
ve bütün çalışmaları Müslüman Türkmenin tekrar ayağa
kalkıp dünya çapında kendi sözüne, kendi diline ve kendi
meşru haklarına sahip olmasıydı.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılının sözleri okadar
etkiliydi ki, dinleyicileri ayağa kaldırıyordu. O bir
önder ve lider gibi genç, ihtiyar, kadın, erkek ve her
kes onun peşinden koşardı. İnsanlara gördüğü yalnışları
bildirmek için sözüyle, fikriyle, görüşüyle ve
çalışmalarıyla bilgi veren değerli bir millet insanıydı.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı bir siyasetçi, bir
eğitimci ve bir öğreticidir. Hep Milletinin menfaati
doğrultusunda yürürdü. Bir an bile ne yorulmayı ne de bu
yoldan çekilmeyi düşünürdü. Üstelik millete her
seslenişinde ve gençlere her konuştuğunda vatan sevgisi
çağrısını seslendirirdi. Çünkü vatan insanın
gayretidir. Toprak ise; onun secde gahıdır derdi.
Birini değil ancak ikisini bir arada tutup, ikisine
bütün haliyle muhafaza etmemiz gerekiyor. Çünkü bu bizim
birinci ve en önemli görevimizdir söylerdi.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı bir barış sever
önderiydi, bir vatan sever lideriydi ve bir millet sever
insanıydı. O her zaman öz sözünü millete, milletin
sözünü kendi sözüne çattırmayı başarmıştır. O her zaman
yüreğinin duygusunu milletin duygusuna kattı ve milletin
derdini kendi derdi bildi. Artık o bizim gurur
duyduğumuz ölmeyen liderimizdir.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılıdan duyduğum son sözler
ise gençler sesinizi milletin sesiyle, Türkmenin
sesiyle ve Kerkük Şehrinin sesiyle çattırın derdi. Bu
topraklar ve bu taşlar bizimdir ve bizden başkasına yar
olmasın derdi. Çünkü bu topraklarda atalarımız,
liderlerimiz, şehitlerimiz ve suçsuz günahsız öldürülen
değerli insanlarımız yatıyor derdi, şimdiyse kendisi
yatıyor, evet Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı da kendisi
bu kanlı topraklarda yatıyor, bizler bu toprakları nasıl
terk ederiz. bulunan altın taşlarına nasıl sahip
çıkmayız. Önder şehidimiz gibi kendimizi de bu topraklar
için feda ederiz. Bunu her kes bilmelidir ki; dünya ne
kadar değişirse değişsin, ama Kerkükün öz aslı
Türkmendir hiçte değişmeyecektir. İşte Kerkük Türktür
bitmiştir. Bunu da bu topraklarda yatan şehitlerimiz
tasdik etmiştir.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı sen buraları bırakıp
gittin, hem de ardından vatan acısı çeken ve toprak
hasreti çeken bir millet bıraktın. Şimdiyse bütün Irak
Türkmenlerin yaşlısı, genci, çocuğu, kadını, erkeği yani
bütün Türkmen milleti senin yokluğunun hasretini çekmeye
zorlaşıyor. Özellikle de Kerkük Şehrinin ne toprağı ne
de taşı, senin yokluğunun hasretine dayanamıyor. Türkmen
Diyarı olan Kerkük Şehrinin göz bebeği olan Gürgürbaba
ateşinin düşmanların yüreğini yaktığı kadar, senin de
gitmen bizi öyle yaktı.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı sen kendin tek başına
bütün bu milletin hasretini nasıl çekiyordun. Bir
taraftan vatan hasreti, bir taraftan toprak aşkı, bir
taraftan millet sevgisi ve bir taraftan da Kerkük Şehri
hasretine nasıl dayanıyordun.
Ama bil ki; bütün Türkmen Milleti kararını verdi. Artık
senin bize bıraktığın mücadele yolunu izleyerek ve
millete teslim ettiğin milli bayrağı taşıyarak, bir el
olup hep beraber Ya Kerkük Şehri ya ölüm, başka yolu
yok artık diyerek sesini yükseltmeye başladı.
Kahraman Mustafa Kemal Yayçılı şimdi bizi duyduğunu
biliyoruz çünkü şehitler ölmez, sen bizimle toprak
hasreti, millet hasreti, ana baba hasreti, kardeş bacı
hasreti ve milli mücadele hasretini yaşadın ve içine
gömdüğünü biliyoruz.
Bizi öyle bırakıp uzaklara hem de çok uzaklara gittin,
ama biz seni hiç ve hiç unutmayacağız. Çünkü sen bizim
unutulmayan liderimizsiniz.
IRAK MİLLİ TÜRKMEN
PARTİSİ |