Türkmeneli İnsan Hakları Derneği'nin Kadın Kolları
Basın Bildirisi
12.03.2009
|
|
||||
KADIN HAKLARI
8 Mart1857 yılında Amerika’lı dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü.
Ama günümüze dek kadınlara olan bakış ve kadınların sahip olduğu özgürlükler konusunda hala istenilen düzeye ulaşılmış değildir. Bu durum dünyanın hemen hemen her bölgesinde geçerlidir. Dünya’da kadınlar yaşadıkları bölgelere ve ülkelere göre değişik zorluklar içerisinde hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Gerek iş yaşantısında gerek toplumsal, gerekse de ailevi yaşantılarında kadınlar her türlü şiddet, ayrımcılık, baskı ve taciz altındadırlar.
Bilhassa Türkmeneli bölgesinde yaşayan kadınlarımızı çektikleri ve çekiyor oldukları çileler, yaşadıkları acılar yüzünden canlı bir örnektir.
Kadın hakları demek insan hakları demektir. Bir kadının insan olarak en doğal hakkı yaşama hakkıdır. Daha sonra kadın olarak ta yuva kurup mutlu yaşama hakkıdır.
Ancak Türkmen kadınları maalesef bu iki hakka da sahip olamamıştır. Türkmeneli bölgesinde yaşayan kadınlarımız Saddam zamanından beri süregelen çeşitli baskılara, insanlık dışı davranışlara ve işkencelere maruz kalmışlardır. Sırf kimliklerinden dolayı idam edilip yuvaları parçalanmıştır. Annelerinden öğrendikleri gelecek nesillere aktaracağı en önemli hazinesi olan dillerini kullanması engellenmeye çalışılmıştır. Yüzyıllardır üzerinde yaşadıkları emek verdiği toprakları da ellerinden alınmıştır. Bu duruma maalesef bu günde devam etmektedir.
Devlet tarafından da kadınlarımıza sosyal, toplumsal, kültürel, eğitim ve sağlık alanlarında da hakları teslim edilmemiştir. Bu nedenle hastalık, işsizlik, yoksulluk had safhaya varmıştır. Bu da yerlerinden göç ettirilme politikasıdır.
Günümüzde ki durum eskiye nazaran daha iyi olsa da kadınlarımız hala hak ettikleri yerde değiller. Gerek gizli gerekse de aleni olarak baskı uygulanmaktadır. Irakta son yapılan parlamento ve mahalli seçimlerde kadınlarımıza yeterli hakkı vermemişlerdir. Buradan da anlaşıldığı üzere kadınlarımız hala özgürlüklerine ve haklarını sahip değildirler.
Sonuç olarak; kadınlarımızın yaşadığı ve yaşamakta olduğu bütün bu olumsuzluklara rağmen, hala benliğini, kültürünü, dilini ve toprağını var gücüyle ayakta tutmaya çalışmaktadır. Bu kadınların önünde saygı ile eğilip 8 Mart DÜNYA KADINLAR GÜNLERİNİ SAYGI İLE KUTLARIZ.