|
|
1960 yılında kurulan Bağdat Türkmen Kardeşlik ocağı başkanı Albay
Abdullah Abdulrahman, Irak Türklerinin tanılan büyük liderlerinden biri
olarak, 16 Ocak 1980 tarihinde Saddam rejimi tarafından her türlü
işkencelere maruz kalarak, Milli dava arkadaşları Dr: Necdet Koçak, Adıl
Şerif, Dr: Rıza Demirci ile birlikte idam olmuşlardır.
Şehidimiz yaşamını milli Türkmen davasına adayarak, 14 Temmuz 1959
tarihinde Molla Mustafa Barzani Kürt Peşmergeler, Komünistlerle ile İş
birliği ederek, Kerkük katliamında çok sayıda Irak Türklerini ağaçlara
asarak, iki yöne giden arabalara bağlayarak, param parça ederek,
caddelerde sürükleyerek, acımasız öldürmüşlerdir.
Büyük liderimiz Albay Abdullah Abdulrahman, Kerkük 14 Temmuz katliamını
bir an önce durdurmak için, Tazehurmatu ilçesine gizli yolla Başkent
Bağdatta ulaşarak, üç gün üç gece süren katliamı durdurarak,
milletimizi bu büyük katliamdan kurtarmıştır.
Irak Türklerinin büyük milli dava mücadele dolu tarihine geçmiştir.
Albay Abdullah Abdulrahman 1913 tarihinde, Kerkük Musalla mahallesinde
göz açmıştır, öğrenci günlerini Kerkükte geçirerek Bağdatta Harp
okulundan başarı ile mezun olmuştur.
1941 Tarihinde İngilizlere karşı, Milli Irak hareketine katılarak 1941
yılında Filistini kurtarmak amacıyla büyük General Mustafa Ragıp ve
Ömer Ali Paşa ile birlikte bu savaşta başarılı olarak harekete yer
almıştır.
1958 tarihinde Kerkük ikinci Tümen Komutan Yardımcısına atanmıştır.
Şehidimiz Albay Abdullah Abdulrahman 14 Temmuz 1959 yılında Kerkük
katliamından kurtulmakla, Tazehurmatu ilçesi yoluyla Irak Cumhurbaşkanı
Abdülkerim Kasım ile görüşerek, Kerkükün kanlı katliamını bildirmiştir,
böylece devrim komuta konseyi başkanı General Abdülkerim Kasım, Kerküke
ordu göndererek, şehidimiz Kerkük Türklerini üç gün süren büyük
katliamdan kurtarmıştır.
sonradan Emekli olan Albay Abdullah Abdulrahman Bağdatta 1960 yılında
kurulan Türkmen Kardeşlik Ocağında 1964 yılından 1976 yılına kadar,
Ocağın başkanlığını milli mücadele Türkçülük duygularıyla görüşleriyle
başarıyla yürütmüştür.
Uzun süre başkanlık yaptığı sıralarda, Irak Türkleri ile yakından
ilgilenerek, tüm Türkmen köylerini, ilçelerini, şehirlerini, bölgelerini
dolaşarak, her kes ile ilgilenerek yakından tüm insanlara her türlü
yardımda bulunmuştur, böylece tüm Türkmenelinde Mendiliden, Telafer,
Aziziyeye kadar milletimiz tarafından sevinmiştir, ve onun sevenleri
defalarca onu Ocak başına seçerek getirmişlerdir.
Albay Abdullah Abdulrahman milletini sever aşırı bir milliyetçi Türkçü
idi çalışkan yiğit, atılgan vatanını, bayrağını, toprağını ve Kerkük tüm
Irak Türklerinin bölgelerini seven gönlü aşkla sevgiyle atmaktaydı.
Arap Baas partisi Irak Türklerine karşı uygulamış olduğu sindirme,
asimilasyon yok etme politikası, önde Türkmen Kandaşlık Ocağını bir an
önce kaldırıp, yok etmesi ön plandaydı, her bir türlü baskısıyla millet
tarafından sevinen Albay Abdullah Abdulrahman başkanı Ocaktan
uzaklaştırmak planını gündemde yer almaktaydı, bunu Türk düşmanı olan
dönemin başkan yardımcısı Saddam Hüseyin uygulama katılmaktaydı.
1976 yılında Albay Abdullah Abdulrahman Kardeşlik Ocağı başkanı iken,
Baas partisi Saddam rejim tarafından onu Ocaktan bir türlü zorla seçim
yapılır diye uzaklaştırılmıştır.
Türkmen Kardeşlik Ocağından uzaklaştırıldıktan sonra 1979 yılında dava
soydaşları Necdet Koçak, Adil Şerif, Dr Rıza Demirci ile birlikte
tutuklanarak, 16 Ocak 1980 tarihinde şehit edilmiştir.
Ben Albay Abdullah Abdulrahman şehidimizi 1970 yılından tanıyorum evimiz
Bağdatta olduğu sırada sürekli olarak Kardeşlik Ocağına giderek onunla
görüşmekteydim, ve ondan milli davamız ile ilgili sorular sorarak bilgi
almaktaydım, o dönemde en küçük yaşta Ocağa üye olmuştum, ayrıca liseden
mezun olduktan sonra Üniversite hayatimi Kardeşlik ocağına bağlı
Şehidimiz Rıza Demircinin açmış olduğu 36 kişili yurtta kalıyordum,
çünkü Baas partisine girmediğimden dolayı hükümet yurduna alınmadım ve
Türkmen Kardeşlik ocağının yurdunda eğitimi bitirdim.
sonradan şehitlerimiz tutuklanarak idam olduktan sonra bende ayni yılda
tutuklandım, ve tutuk evinde acı durumlarını işkencelerini duydum ve
idam olduklarına çok zorlukla dayandım, artık onlar şehit oldular,
ölmediler gönlümüzde büyük milli davalarıyla yaşamaktadırlar. ve tüm
milli Türkmen kuruluşlarımız bugün onların temiz kanlarıyla kurularak
gençlerimiz, erlerimiz, baba yiğitlerimiz mücadelelerini onların
bırakmış oldukları izleriyle sürdürmektedirler.
|