|
Her şeyin, her yapılan işin söylentisi eleştirisi çok, uygulaması az
veya hiç olmayan “ ihtilaf “ dolu, asayişi olmayan her gün kan dökülen
bir ülkede “Sayım “, Nüfus sayımı yapılacakmış, ne vakit? 10,
bilemedik 2009’un 11.ci ayında.
Birkaç ay önce yerel yönetim seçimi yapıldı, tartışmaya gerek yok,
bizler, yani daha önce Türk, sonraları Türkmen olan “KERKÜK Türkleri”
belli bölgelerde seçimi kazandı. Telaferde, Tuzda. Sevindik, Kürtler
bu bölgelerden dışlandı, öyle yorumlamak ve seçimi başta götüren İTC’
yi kutladık, başarılar dileğiyle sayıma hazırlanmasını diledik.
Şehit kanıyla sulanan KUTSAL topraklarımız, bizimdir diyenler Irak
Anayasasında Federe yerel yönetim bölgesi ile manen birleştirilerek
seçimin dışında bırakıldı, Türkler “ Türkmenler ” bu uygulamaya
sevindiler, 23. Madde hükümleri yerine getirilmedi, onun için seçime
katılmamışlardı. Oynan oyun büyüktü, oyunun üzerinde durulmadı,
düşünülmedi, neden Federe yapıya sahip bölge bu seçime katılmamıştı,
katılmadı, onlarında 23. Maddesi mi vardı? Yakında sayım yapılacak,
Musalla “ Türbeliği” işgal ediliyor, barakalarda iskan edenlerin sayısı
artıyor, nüfus sayımını içeren “Beyannameler, kağıtlar” dağıtılıyor,
pasaportlar Kürtçe yazılacakmış, BM’lerin Kerkük raporu, bu raporda
Türk’e yer yok, Telafer ihtilaflı bölge içersine alınmış, Musul yok,
Erbil yok, diğer Türk yerleşim yerlerine ciddi yer verilmemiş, varsa
yoksa KERKÜK, HANGİ KERKÜK? Merkez ve merkeze bağlı yerleşim yerleri,
bunlarda zaten % 32, % 4 pay ile DÖRDE bölünmüş, ne acı bir gerçektir
ki Türkmenler topraklarının bölünmesini kabul etmiş, Türkiye bu
paylaşımı kardeşlik anlayışı içersinde Irak politikasına uygun bulmuş,
Trafik tabelaları Kürtçe olarak asılmış, Erbil, Havler, Altunköprü
Pirde olmuş, çok tehlikeli bir konuda, birliği, birliği beraberliği
bozan, gerçek olsa dahi bozmak isteyenlerin ortaya attığı para iddiası
var, tek siyasi kuruluş olan ve KERKÜK’ÜN paylaşımından çok toprağın
Türklüğünü önde gören İTC’Yİ suçlamak ve onun karşısında olmak.
Türkmenlerin önünde olan ve gelişen bu durumlar iyi düşünülmeli, geç
kalmadan hazırlık yapılmalı.
Bu sayım çok önemlidir, sonuç bütün kesimleri etkiler. 1957 sayımı bu
sayımla elinde kuvvet ve siyasi üstünlük olanlar tarafından geçersiz
sayılabilir, zemin hazırdır, hazırlanmıştır. 1957 Nüfus sayımı
tartışma konusu olabilir, tartışmayı kazanan Kürtler olur, Çünkü
Kürtlerin yalnız Türkiye de değil, dünyanın birçok yerinde “ LOBİ-
DİASPORA” ları var. Türkleri- Türkmen- yok,
bugüne kadarda olmadı. Bu konuda çalışmalarımız, girişimlerimiz oldu,
ne yazık ki destek gelmedi, yene de ümitliyim.
Sayım için ciddi ve acil eylem planı hazırlanmalı, uygulamaya geçmeli,
akliselim şunu der, çalışmalara TELAFERDEN başlamalı, pilot bölge
TELAFER seçilmeli, İTC, Telaferin bir çok bölgesinde başına bilgili
hassas kimseler getirerek Şubeler açmalı, İTC’ nin Başkanı sık, sık
oralara gitmeli, kapalı toplantılardan kaçınıp, halkla birleşme
yolları aranmalı. Kerkük Türklerin Merkezidir, Kerkük bütün Türklerin
ortak adıdır İTC Merkezi Kerkük’te kalmalıdır.
350- 400 Bin nüfus Türk varlığına kazandırmak, takdirler anılan büyük
hizmet olur.
Türkiye varlığını göstermek zorundadır. Güneydoğunun çalkantılı
ortamının sona ermesi buna bağlıdır!
Türkmeneli TV. Kardeşlik zihniyeti içersinde, Türkçenin dışında reklam
ve yersiz propagandadan kaçınması milli bir görevdir. İdeolojik milli
kimliği önde tutan gerçekler ışığında yayın yapması gerekir. Kerkük’ü,
Telaferi ve haklı istekleri anlatan Arapça programların yapılması
gereklidir, Arapça film, Arapça şarkı ve gözü toprağında, kimliğinde
olan ve toprakları iddiasında bulundukları ve adını verdikleri bölgenin
bir parçası, uzantısı hatta KALBİ sayanların dillerine az da olsa yer
verilmesi düşündürücüdür. Kardeşlik, kardeş hak yemez, saygılı, benim
kuvvetim var, senin yok bana uymak zorundasın, kardeş demekle ne
kardeşlik olur nede işbirliği ve nede Irak’ın Toprak bütünlüğü korunur.
Korunmadı. Silahların konuştuğu ülkede Türk varlığı ciddi olarak büyük
yaralar alma karşısındadır.
Nüfus Sayımı, sayım, Türkmenleri Televizyonu olduğunu iddia eden TV.
De her gün, her saat Milli şuur içersinde konu işlenmeli,
anlatılmalı, önemi üzerinde durulmalı. Yarın geç olur ve TV. Bu konuda
tarihi sorumluluktan kaçamaz.
Türkmeneli Toprakları dışında, yaşayanlara İTC’ in temsilcilikleri O’
ülkelerde bulunan bütün Derneklerle yakın iş birliği içinde olmalı,
Dernek ve Türkmen kuruluşları ile özellikle Sayım konusunda görev
sağlanabilir, sağlanmalıdır, işte yene geldik “ LOBİ” teşkiline, Lobi
veya “Diaspora” ya, en çok ihtiyacın olduğu zamandır.
Bu tür çalışmaların ihtiyaç duyulduğu bir zamandır.
Ermeni- Kürt- İsrail Lobilerinin çalışmaları,
propagandaları ortada iken, Türkmenler bulanık suda ne aradıklarını ne
istediklerinin farkında olmaları gerekmez mi?
Üsküdar’ı geçen AT kıyıya çıkmak üzere,
Petrol Türk şehri olan Kerkük üzerinden Türkiye sayasında
pazarlanmakta, % 17 pay Federe Kürt
yönetimini” devletini!” ihya eder, cazibe ve ilgi odağı haline
getirir. Türk toprağından çıkan bu paydan Türkler “Türkmenler”
elhamdullillah biz Iraklıyız, toprak bütünlüğünden yanayız, bu ülkenin
ÇİMENTOSUYUZ, hele, hele Nüfus
beklenildiği gibi çıkmasa ne çimento kalır nede Irak’ın toprak
bütünlüğü, Türkiye’nin yardım ve desteğiyle BOP’ si gerçekleşir % 17
petrol geliri, Irak’ın Kuzey Petrolunun Türkiye üzerinden dünyaya
pazarlanması, Türkiye de uygulanan “4 “ bölge kalkınma projesi, tampon
bölge ve hala Güç olarak kabul edilen Türk varlığı zayıflatma oyunları
içinde birde Nüfus Sayımı ve son “ iyi şeyler” doğrultusundaki siyasi
gelişmeler, yalnız Türkmen’ elinde ( Türk- Eli)
ki ( Türk-Eli) Türklerin varlığı değil, Anavatanı da büyük ölçüde
etkileyecek.
Milli görev ilk önce Türkmenlere düşer, tedbir zamanı geçmektedir,
Türkiye ticaret değil siyasi eylemi düşünmek zorundadır iş işten
geçmeden önce!
Tedbiri elden bırakmadan yene de karamsar olmayalım, Milletimiz dünden
daha bilinçli, ne olup bittiğini bilmekte, siyasi partilerimiz gayret
içinde, birlikte, şehit toprakları yene şehitlerimizin yatağı
kalacaktır.
Sayımdan sonra Seçim yapılacakmış ve ABD. Kerkük konusunu çözmeden
çekilmeyeceğini düşünürsek, seçimde’ de bu hal ve vaziyet devam ederse
ELHAMDULİLLAH diyeceğiz.
|