SAYIM VE SEÇİM

13 Haziran 2009, Cumartesi

Her şeyin,  her yapılan işin söylentisi eleştirisi çok,  uygulaması az veya hiç olmayan “  ihtilaf “ dolu, asayişi olmayan  her gün kan dökülen bir ülkede “Sayım “,  Nüfus sayımı yapılacakmış,  ne vakit?  10,  bilemedik 2009’un 11.ci ayında.
 Birkaç ay önce yerel yönetim seçimi yapıldı,  tartışmaya gerek yok,  bizler,  yani daha önce Türk,  sonraları Türkmen olan “KERKÜK Türkleri” belli bölgelerde seçimi kazandı.  Telaferde,  Tuzda.  Sevindik,  Kürtler bu bölgelerden dışlandı,  öyle yorumlamak ve seçimi başta götüren İTC’ yi kutladık,  başarılar dileğiyle sayıma hazırlanmasını diledik. 
Şehit kanıyla sulanan KUTSAL topraklarımız, bizimdir diyenler Irak Anayasasında Federe yerel yönetim bölgesi ile manen birleştirilerek seçimin dışında bırakıldı,  Türkler “ Türkmenler ” bu uygulamaya sevindiler,  23. Madde hükümleri yerine getirilmedi,  onun için seçime katılmamışlardı.  Oynan oyun büyüktü,  oyunun üzerinde durulmadı,  düşünülmedi, neden Federe yapıya sahip bölge bu seçime katılmamıştı,  katılmadı,  onlarında 23. Maddesi mi vardı?  Yakında sayım yapılacak,  Musalla “ Türbeliği” işgal ediliyor, barakalarda iskan edenlerin sayısı artıyor,  nüfus sayımını içeren  “Beyannameler, kağıtlar” dağıtılıyor, pasaportlar Kürtçe yazılacakmış,  BM’lerin Kerkük raporu,  bu raporda Türk’e yer yok, Telafer ihtilaflı bölge içersine alınmış,  Musul yok,  Erbil yok,  diğer Türk yerleşim yerlerine ciddi yer verilmemiş,  varsa yoksa KERKÜK, HANGİ KERKÜK?  Merkez ve merkeze bağlı yerleşim yerleri,  bunlarda zaten % 32,  % 4  pay ile DÖRDE bölünmüş, ne acı bir gerçektir ki Türkmenler topraklarının bölünmesini kabul etmiş,  Türkiye bu paylaşımı kardeşlik anlayışı içersinde Irak politikasına uygun bulmuş,  Trafik tabelaları Kürtçe olarak asılmış,  Erbil,  Havler,  Altunköprü Pirde olmuş,  çok tehlikeli bir konuda, birliği,  birliği beraberliği bozan,  gerçek olsa dahi bozmak isteyenlerin ortaya attığı para iddiası var,  tek siyasi kuruluş olan ve KERKÜK’ÜN paylaşımından çok toprağın Türklüğünü önde gören İTC’Yİ suçlamak ve onun karşısında olmak.
Türkmenlerin önünde olan ve gelişen bu durumlar iyi düşünülmeli,  geç kalmadan hazırlık yapılmalı.   
Bu sayım çok önemlidir,  sonuç bütün kesimleri etkiler.  1957 sayımı bu sayımla elinde kuvvet ve siyasi üstünlük olanlar tarafından geçersiz sayılabilir,  zemin hazırdır,  hazırlanmıştır. 1957 Nüfus sayımı tartışma konusu olabilir,  tartışmayı kazanan Kürtler olur,  Çünkü Kürtlerin yalnız Türkiye de değil,  dünyanın birçok yerinde “ LOBİ-  DİASPORA” ları var.  Türkleri- Türkmen- yok, 

 


bugüne kadarda olmadı.  Bu konuda çalışmalarımız,  girişimlerimiz oldu,  ne yazık ki destek gelmedi,  yene de ümitliyim.
 
Sayım için ciddi ve acil eylem planı hazırlanmalı,  uygulamaya geçmeli,  akliselim şunu der,   çalışmalara TELAFERDEN başlamalı,  pilot bölge TELAFER seçilmeli,  İTC,  Telaferin bir çok bölgesinde başına bilgili hassas kimseler getirerek Şubeler açmalı,  İTC’ nin Başkanı sık,  sık oralara gitmeli,  kapalı toplantılardan kaçınıp,  halkla birleşme yolları aranmalı.  Kerkük Türklerin Merkezidir,  Kerkük bütün Türklerin ortak adıdır İTC Merkezi Kerkük’te kalmalıdır.   
350- 400 Bin nüfus Türk varlığına kazandırmak,  takdirler anılan büyük hizmet olur.
Türkiye varlığını göstermek zorundadır.  Güneydoğunun çalkantılı ortamının sona ermesi buna bağlıdır!
Türkmeneli TV. Kardeşlik zihniyeti içersinde, Türkçenin dışında reklam ve yersiz propagandadan kaçınması milli bir görevdir.  İdeolojik milli kimliği önde tutan gerçekler ışığında yayın yapması gerekir.  Kerkük’ü,  Telaferi ve haklı istekleri anlatan Arapça programların yapılması gereklidir,  Arapça film,  Arapça şarkı ve gözü toprağında,  kimliğinde olan ve toprakları iddiasında bulundukları ve adını verdikleri bölgenin bir parçası,  uzantısı hatta KALBİ sayanların dillerine az da olsa yer verilmesi düşündürücüdür. Kardeşlik,  kardeş hak yemez,  saygılı,  benim kuvvetim var,  senin yok bana uymak zorundasın,  kardeş demekle ne kardeşlik olur nede işbirliği ve nede Irak’ın Toprak bütünlüğü korunur.  Korunmadı.  Silahların konuştuğu ülkede Türk varlığı ciddi olarak büyük yaralar alma karşısındadır.
Nüfus Sayımı,  sayım,  Türkmenleri Televizyonu olduğunu iddia eden TV. De her gün,  her saat Milli şuur içersinde konu işlenmeli,  anlatılmalı,  önemi üzerinde durulmalı.  Yarın geç olur ve TV. Bu konuda tarihi sorumluluktan kaçamaz.
Türkmeneli Toprakları dışında,  yaşayanlara İTC’ in temsilcilikleri O’ ülkelerde bulunan bütün Derneklerle yakın iş birliği içinde olmalı,  Dernek ve Türkmen kuruluşları ile özellikle Sayım konusunda görev sağlanabilir,  sağlanmalıdır,  işte yene geldik “ LOBİ” teşkiline,  Lobi veya “Diaspora” ya,  en çok ihtiyacın olduğu zamandır.

 


Bu tür çalışmaların ihtiyaç duyulduğu bir zamandır.

Ermeni-  Kürt-  İsrail Lobilerinin çalışmaları,  propagandaları ortada iken,  Türkmenler bulanık suda ne aradıklarını ne istediklerinin farkında olmaları gerekmez mi? 

Üsküdar’ı geçen AT kıyıya çıkmak üzere,  Petrol Türk şehri olan Kerkük üzerinden Türkiye sayasında pazarlanmakta,  % 17 pay Federe Kürt
yönetimini” devletini!” ihya eder,  cazibe ve ilgi odağı haline getirir.  Türk toprağından çıkan bu paydan Türkler “Türkmenler” elhamdullillah biz Iraklıyız, toprak bütünlüğünden yanayız,  bu ülkenin ÇİMENTOSUYUZ, hele,  hele Nüfus
beklenildiği gibi çıkmasa  ne çimento kalır nede Irak’ın toprak bütünlüğü,  Türkiye’nin yardım ve desteğiyle BOP’ si gerçekleşir % 17 petrol geliri,  Irak’ın Kuzey Petrolunun Türkiye üzerinden dünyaya pazarlanması,  Türkiye de uygulanan “4 “ bölge kalkınma projesi,  tampon bölge ve hala Güç olarak kabul edilen Türk varlığı zayıflatma oyunları içinde birde Nüfus Sayımı ve son “ iyi şeyler” doğrultusundaki siyasi gelişmeler,   yalnız Türkmen’ elinde ( Türk- Eli) 
ki   ( Türk-Eli) Türklerin varlığı değil,  Anavatanı da büyük ölçüde etkileyecek.
  Milli  görev ilk önce Türkmenlere düşer,  tedbir zamanı geçmektedir,  Türkiye ticaret değil siyasi eylemi düşünmek zorundadır iş işten geçmeden önce!    
Tedbiri elden bırakmadan yene de karamsar olmayalım,  Milletimiz dünden daha bilinçli,  ne olup bittiğini bilmekte,  siyasi partilerimiz gayret içinde,  birlikte,  şehit toprakları yene şehitlerimizin yatağı kalacaktır.
 
Sayımdan sonra Seçim yapılacakmış ve ABD.  Kerkük konusunu çözmeden çekilmeyeceğini düşünürsek,  seçimde’ de bu hal ve vaziyet devam ederse ELHAMDULİLLAH diyeceğiz.