NEFİ DEMİRCİ
nefidemirci@mynet.com
             20.0 8.2011              

                                                                 

                                          KAYACI  ALİ  SERDAR

            İşkenceden sonra ÜÇ KÜRŞUN  sıkılarak  şehit edilen 21 yaşındaki Türkmen genci,    ALTINTAŞ,   şarkısında dile getirdiği gibi SUÇU TÜRK OLMAKTI.  Evet suç,  Türk olmak Türk olarak dünyaya gelmekti.  

 Ama gel gör ki beni ve benim gibilerin yaşayışlarında gördükleri ,  bir  ülkede, bir toplumda  siyasal akım ve siyasal gelişme olmadan, edebiyat şiir maniler  yetişen asrın gençliğine etkisi kalıcı olmaktan uzaklaşır, gelenek ve hatta DİLİN  bile yozlaşmasını engelleyemez. 

            Dün ( 25. 7. 2011)  Saat 18 sıralarında Türkmeneli TV. de Kerkük Türklerinin müziğini dünyaya tanıtanların başında gelen Merhum Abdulvahit Küzeci’nin anma töreninin tekrarı olan naklen yayını vardı, zevkle, hasretle dinledim, akşam müzik şöleni bittikten sonra haberlerde üzücü ve düşündürücü haberi ve cenaze merasimini izledim.   Bu duyarsızlık  beni derinden üzdü.  Umarım siyasilerimizde artık Güvenlik sorununun ne kader çok gerekli olduğunu düşünecekler  ve Milletinin sesi olan Türkmenli TV.ye daha duyarlı olması için ellerini uzatacaklar.   

            14 Temmuzda  Kerkük’te,  bugün gözü Türk topraklarında olanlar tarafından eşine rastlanmayan Türk Soykırımı yapıldı, bu konuda çok yazdım, anlattım, kitaplarımda  bu soykırımın kimler tarafından yapıldığını belgeledim. En basit kanıt olarak’ ta  hüküm verilen fakat hükümleri  infaz edilmeyen bu kan emici katiller,   Adli Tabip olarak bulunduğum  İnfaz Heyetinde 1963 yılında İdam edildiler, Sayıları 27 olan bu canilerin Biri dışında hepsi Kürt idi, hata birisinin göğsünde Kırmızı mürekkeple Kürdistan yazılı idi. Eğer bu ideolojik cinayetleri işleyenler arasında başka etnik gruplar olsaydı veya başka gruplar tarafından yapılmış olsaydı,   Komünistlerle birlikte iddia edildiği gibi, idam edilenlerin hemen,  hemen hepsi,  Turancılar Kerkük ten çıkın, çıksın,   Toranilere ( Turancılara) ölüm,  burası Kürdistan dır ve buna benzer sloganlar atanlar, Türkleri  şehit edenler  neden hepside  bugünde Kerkük bizimdir diyenlerdendi?     1990 ve 2003 yıllarında Kerkük’ü işgal edenler kimlerdi, yine ayni insanlar  ve  Molla Mustafa Barzani’nin ahfatları değil midi?    

             Devam eden  cinayetler, dökülen kanlar,  kaçırılan Türk insanları, babaların, annelerin feryatları,  ey Türkmenler neredesiniz nidaları!  Ve bütün bu can yakıcı, toprağa dökülen kanları bile isyan ettiren, coşturan olaylar karşısında yüreği yanan annelerin feryatlarını duymak yerine, toplantılar,  durum değerlendirmeleri, ziyaretler, komisyon çalışmaları. Ve  Ali Kayacının ailesinin başına düşen KAYA!   Diyalog arayışları, hatta seçim olursa Kürtlerin listesine katılma açıklamaları.   ( Seçimlerde aldığı oya bakılırsa Sayın Cemal Şen beyefendini bu kararı ve isteğinin arkasındaki amaç ortada ).   

            Erbil,  yıllar önce vebalı bütün Türkmenler’de olan ihmalin, uzak görüşsüzlüğün  ve özelliklede Erbillilerde olan bilinçsiz hoş görünün ve Merkezi Erbil’de olan  İTC’nin güdümlü çalışması,  bugün Erbil’de Bakan olan dünün İTC. Başkanı biz  Erbili kurtardık ( Kürtlerin Başkenti olarak ) ,  sizde  Kerkük’ü kurtarın zihniyeti   sonucu TÜRK şehri Erbil  HEVLER OLDU.  

            Kerkük direniyor, ben Kerkük’ün Türklüğünü kimseye vermem diyen Sayın İTC. Başkanı,  kendisini verdi.  Ve Kerkük,  Kerkük bizimdir diyen ABD kuvvetleri eşliğinde Peşmerge kuvvetleri tarafından korunuyor. 

              Kerkük’ün paylaşımı  artık Arap ve Kürtler arasında  tartışma konusu, Türkmenler bu tartışmalarda veya toplantılarında ya yok veya hatırın kalmasın diye gel sende bulun ve ondan sonrada çık Türkmeneli  TV.’ye , çok başarılı bir toplantı oldu isteklerimizi anlattık, halkımız( Milletimiz denmeli, Türkmenler halk değil, Türk milletinin bir parçasıdır) emin olsun, tabii ki millet çalışanların çalışmasından emindir, ama gerçek şu ki,  kuşkuludurlar!  Neden mi ? Asayiş yok,  Eğitim tam olarak rayına oturmamış,  yarın sayım ve yerel yönetim seçimi olursa ki olacak  ve Türkmen büyüklerimiz hale yarının SİYASİ ÇİZGİSİNİ NET OLARAK ORTAYA KOYMAMIŞLAR VE MİLLETİYLE  VE   PAYLAŞMAMIŞLAR. 

            2003 yılından önce Türkmenler DİLLERİ  VE TOPRAKLARI  için şehitler verdiler amaçları dillerini ve topraklarını korumaktı.   

 Irak Devleti yapay olarak kurulduktan 2003 yılına kadar DİL ve Topraklar korunmaya çalışıldı, bu uğurda   kayıplar verildi,   1990 – 2003 yılları arasında Saddamın tutumu ve Türkiye’nin siyasi çizgisi ve  ABD’NİN yanında yer alması, Türk varlığının  Saddamın insafına bırakılması ,  “  TÜRKİYE GELSİN TÜRKLERİN KEMİKLERİNİ ALSIN GÖTÜRSÜN”  ve  O dönemin bazı siyasetçileri  Saddam ile görüşmek için can atarak,  BU TÜRKLER teröristtirler, camiden çıkanların üzerine KEZZAP Suyu attılar dereken, Irak zindanlarında, kezzap havuzlarında Türkler dillerini topraklarını koruma pahasına  eriyip kayıp oluyordu. 

            2003 yılından sonra nefes alan Türkmenler, derlenip toparlanmaya çalıştılar,  Büyük Türkmen Kurultayı ve Başkan seçimi Siyasi alanda çok önemli bir gelişme idi.  Fakat  İTC.   Mazisinden yeteri kadar ders alamadı, almadı. Yine de  bir çoğumuzun  kanaati ve inancı, İTC.  Türkmenlerin  Irak’ta ve Irak dışında , özelliklede Türkiye’de önde gelen temsilcisi konumundadır.  Mecliste ( Irak Meclisinde) Irak’ iye listesinde milletvekillerimiz var, adlarını zikir etmeden bazıları artık GEÇMİŞİNİ, KİMLİĞİNİ, kabul etmiyor, inkar derecesinde. 

 Bakanlar kurulunda BİR TEK Türkmen Bakan var.

            Bizlerin, ATA diyarı dışında olmamız,  yaşamamız sık, sık bazı hemşerilerimiz tarafından eleştirilmekte,  belki doğru ve haklı tarafları vardır, ben şahsım olarak bir yazımda konuyu eleştirmiştim ( Öz Eleştiri- Sönmeyen Ateş- Dinmeyen Hasret- KERKÜK ), birde bizler Türkiye’de olmasaydık Kerkük Türkünü kim, kimler tanıtırdı Türkiye’ye ve dış dünyaya ( Musul’un Siyasi Tarihi), yıllar önce Türkiye’nin bugünkü  sınırları dışında kalan Türk veya Türkmenlerin yaşadığını bilen pek az kişi bilirdi, bu bir gerçek. 

            İTC’NİN  son yönetim kadrosundaki değişiklik ilk bakışta Başkan ve yeni yönetim kuruluna bir dinamizm getirdi, eğitim ve güvenlik konularına hız verildiği intibaı,  bu bir başarı,  ama bu değişiklik usule uygun olsaydı millet arasında daha hak götürür bir vaziyet alırdı, toplum daha önce olduğu gibi Büyük Türkmen Kurultayı ile mukafaatlendirilir hem de biz kendi Başkanımızı seçtik güveni içinde olurlardı, diğer Türkmen bölgelerinde bulunan şahsiyetlerinde katkısı daha fazla ve etkili olabilirdi,  aynı zamanda dosta düşmana karşı halkı tarafından seçilen başkanları vardır duruma gelinirdi, ama öyle oldu, parayı veren düdüğü çalar misali, düdük kurultay çadırı altında çalınmadı, kapalı kapılar dün olduğu gibi devam etmekte.  

Türkmenlerin tek  temsilcisi olan  İTC’ nin   Sayın Başkanına ve yönetim kuruluna başarılar dileriz.  

            Suriye neden Türkiye’nin iç meselesidir, Türkmenelinde her gün kan akarken,   Kerkük Türkleri  dışlanarak Kürtler ve Araplar arasında Kürt ağırlıklı pazarlık halinde iken,  PKK. Allahın her günü sınırımızı geçip Mehmetlerimizi, Polisimizi şehit ederken,  Irak bizim İÇ Meselemiz olmuyor da, neden  Suriye bizim iç meselemiz oluyor ve sabrımızı taşırıyor?  Her gün şehit, her gün Türkmenlerin şahadeti de bir sabrımızı taşırsa da,  o günleri  sabırsızlıkla bekleyen Türkmenler Türk Milletinin sabrına sığınarak Anavatandan dün olduğu gibi  bugünde sabrını ve umudunu yitirmemiştir.  Kerkük’e uğramayan Sayın Davut oğluna ve Sayın Başbakana küs değil,  muğberdi.

            Ve demektedirler ki;  Irak’ta ABD’nin isteği  doğrultusunda Saddam rejiminden,  beklide Kürtler gibi kendi çıkarları için,  ABD’ye sığınarak sığınan Muhalif Arap ileri gelenleri ( Allavi, Maliki….)  ve ABD’nin BOP’ sinin uygulanmasına hizmet ettiler,  evet Saddamdan kurtuldular kurtulmasına,  Irak bugün fiilen bölünmüş,  Nüfusları %  15 civarında olan Kürtler  ABD güdümlü  Merkezi Hükümette ağırlıklı söz sahibi ve kendi egemenlikleri altında toprağa sahip.  Muhalefet Irak’ın bölünmesine neden oldu. Irak’ı Kuzey Irak dışında kalan bölgeleri  2003 yılından bugüne kadar  kan göz yaşına boğdu.  Türkiye konuyu çok derinlemesine düşünmek zorundadır.   

            Irak’ı  bugünlere getiren Irak Muhalefetini  kim destekledi,  ABD’nin güler yüzlü  Demokrasisi  ve İnsan Hakları savunucuları  demeyelim, demeyin,  Suriye’ye giden Dışişleri Bakanımız  ( Diktatör’de olsa….)  BM’ler tarafından tanınan  hükümete karşı ayaklandırılanları desteklemek geçmişi unutmaktır.   Zamanın Hükümeti    Kerkük ve Telaferi Saddamın insafına bırakarak,  bırakılarak,  muhalefet grubuna Kürtleri önde tutarak desteklemiş, korumuştu.

            Kısa olarak bunları yazmaya, benliklerimizi tazelemeye ihtiyaç duydum KAYACI ALİ’NİN TAŞI  BAŞIMIZA DÜŞTÜKTEN SONRA;  Türkmen siyasetçilerimiz, Türkiye Büyük Devlettir, beynelmilel bir politika içersinde Milli Politikasını yürütmek istese de bazı engellere çarpmakta,  çıkarın  önde geldiği bir dünya düzeni içersinde olan Türk Hükümeti  ve  bazı  partilerin yöneticilerinin  düşünce ve inançlarının tek taraflıda olsa kardeşlik zihniyeti kanaatındadırlar .  Bunu Türk Milleti özelliklede Türkmenler iyi bilmeli.  Türk Milleti birdir bir bütündür, ama siyaset,  evet siyaset!  Öyleyse Türkmenler başlarını iki elleri arasına alıp düşünmeli,   ne diyalog yarar getirir,  nede son zamanlarda BENİM  (TÜRKMENLERİN ) ÖZ KERKÜKÜM  KÜÇÜK IRAK OLARAK PAYLAŞILIR.

            BM’LERİN son raporu, umarım Türkiye’nin gözünden kaçmamış,  Telaferde insanlar kaçırılıyor,   Türk kadını tutuklanıyor, her gün kan göz yaşı, yeter artık figanları,   Kerkük işgal altında, BM’lerin  raporunda  Türkmenlerin adı yok, varsa yoksa Kürtler,  sanki dünya onlar için yaratıldı ,   anladık Kürt devletinin kurulması  BOP’ sinin  temel görevidir,  EŞ Başkan bunların uygulanmasını görev saymış,  Suriye iç meselemizdir demenin altında yatan hikmet bu olsa gerek,  Büyük Kürdistan ve yer altı kaynaklarından zengin olan Kerkük’ün bu topraklara katılması ve Denizlere açılan kapı.    

            Yazımın sonuna gelmişken;  acılara her ne kadar alışmış olsak da,  şehit Mehmetlerin ve Türkmeneli TV. acı üstüne acı katan haberi dinlemekteyiz,  göz yaşları içersinde Türkmen hanımın feryadını seyir ettik.  Kut şehrinde : 34 ölü, 68 yaralı. Kerbela’da : 3 ölü,  17 yaralı. Necef : 4 ölü 16 yaralı.  Bakuba: 5 ölü 17 yaralı.  Diyale: Ölü?   12 Yaralı.  Tikrit:  2 ölü,  10 yaralı. Bağdat: ölü? Yaralı 10 ve  Kerkük’te  aynı gün İKİ patlama:  1 ölü.  14 yaralı.

            Bir günlük bilanço ve sen gel bu hükümetten güvenliğinin  sağlanmasını iste.  Bilanço: Ölü 60, yaralı 188.

            Türkmenlerin,  hepimizin konuyu,  konularını  bir an önce çözmek zorundayız, Türk Milletinin hassasiyetleri karşısında Türkiye’nin siyasi durumu ve takip ettiği LAFTAN öteye gitmeyen politikası ne yazık ki  ortada.  O zaman Adını Irak Anayasasında ben üçüncü unsurum diyorsan,  ki öyledir tarih buna şahittir, hatta üçüncü değil Biricisin,  ne pahasına olursa olsun yazdıracaksın,   kendi güvenliğini kendin sağlayacaksın.

            Kürt asayiş güçlerinin Türkmen topraklarını terk etmelerini halk sokaklara dökülerek istenmeli,  bu hak isteme gösterileri bütün siyasi partiler,  başta İTC. Olmak üzere  maddi ve manevi olarak desteklenmeli. Türkmeneli TV. devamlı buna yer vermelidir.  Yoksa Kerkük Türk’tür   Türk kalacak ve  Şehitler ölmez Vatan bölünmez sloganları biri birine karışır,  Kerkük gider ve Türkiye’mde çok acı ve tehlikeli günler yaşar.

            Irak Meclisinden 2003 yılından sonra kaldırılan Türkmen Eğitim Müdürlüğü, Türkmenlerin yoğun çalışmaları ,  Milletvekillerimizin Türkmenlerin desteği ile haklı isteklerini hep bir ağızdan istemeleri ve tavır koymaları sonucu Türkmen Eğitim Müdürlüğünün tekrar geri verilmesi, büyük bir  başarıdır  ve İSTERSEN  VE  HAKLI  İSEN  ALIRSIN.  Türkmenler haklı idiler kendi haklarını elde ettiler, eminim ve inancım odur ki   TÜRKMENELER  ANAYASAL HAKLARINI  ER GEÇ  ALACAKLAR   VE  TÜRK KERKÜK  TÜRK KALACAK,  Türkmen Gençliği daha önce paylaşılmak istenen  TOPRAKLARINI PAYLAŞMAYACAKTIR.

            Tanrım  Peygamber ocağında yetişen kahraman Mehmetlerimin Gözünü, Nefesini Anavatandan,  Türk Dünyasından  ve özellikle her dem bu kahraman Orduya DUA eden TÜRKMENELİNDEN eksik etmesin.