KÜÇÜK IRAK, BÜYÜK KERKÜK!
Dr.Nefi Demirci
Vay benim çilekeş Kerküküm, sonunda Irakın küçüğü
oldun.
Kısa süre önce hiçbir siyasi hakkı elde edemeyen
Kerkük, Kardeş Şehir ilan edildi. Taşı
Toprağı, Bibi su su Türk olan şehitler yatağı bir
anda, Şehitlerimize kıyanlarla Kardeş olmuştu,
hiçbir milli çıkarına kavuşmadan.
Siyaset bunu gerekiyordu.
Çok geçmedi, Kerkükün kimliği belirlenmeden,
ortada kimsesiz ve sessiz kaldığından Irakın bir
şehri oldu, sanki daha önce başkasınındı!
Düne kadar Kerkük Türk kimliği ile Iraka bağlı bir
şehri iken bugün Iraka bağlanmasının sebebi ne ola
ki? 2003 yılına kadar nereye bağlı idi, bugüne
nereye bağlıdır ve kimlerin tarafından
yönetiliyordu?
Kürt kimliği ve Kürt Şehri olan Süleymaniye yasal
olarak Federe sistem içersinde Irak Federe Devlete
bağlıdır. Ya Kerkük hangi sistem veya statü ile
bağlanacak, kopmuş mu ki? Bir yere bağlanması
isteniyor.
Sayın Cumhurbaşkanım Irakı ziyaret ettiler, çok
samimi görüşmeler, sarılmalar oldu. Kürt Kedisini
teslim etmem diyenlerle ve bölgesel yönetimin
Başbakanı ile. Federe Kürt Yönetiminin hâkim olduğu
bölgenin adının konduğu, Türk varlığından söz
edilmeyen bu ziyaretin olumlu geçtiğini takip
ettiğimiz haberlerden öğrendik.
Türkmenleri kabul etmeleri diyalog yönünde kardeşçe
çözüm tavsiyeleri ve Küçük Türkmen Kızımızın başını
okşamalarını doygular içersine seyrettik.
Ve Kerkük, Sayın Cumhurbaşkanım tarafından KÜÇÜK
IRAK oluverdi.
Ortadoğudan sorumlu, Sayın danışmanda Kerkükün
KÜÇÜK bir IRAK olduğunu, içinde yaşayanların
diyalog ( nasıl bir alışveriş olacaksa ) içersinde
olmaları, aralarında bulunan sorunların çözümüne
karar vermelerinin toprak bütünlüğünün korumasında
başarı sağlar. Ve bu ziyaretin bütün taraflar için
çok başarılı geçtiğini, Türkiye bütün halklara ayni
mesafede, Irakın ( olmayan) toprak ve siyasi
bütünlüğü içersinde sorunların çözümüne katkıda
bulunacaktır.
Ve ilave ederek, hangi Kerkük, evet hangi Kerkük,
parçalanmış, geleceği karanlık bir Iraka
benzetilen Kerkük mü? Yoksa Şehitler diyarı Türk
olan, Türklüğü ve bir karış toprağı için şehit
olmayı göze alan Kerkük mü?
Türkiyenin, genelde Irak, özel olarak Kürt ve bu
politika içersinde yer almayan, almış ise de amaçlı
bir yön verilmemiş, milli kimlikten, siyaseten
uzak bir Türkmen politikası.
1920lerde yapay olarak kurdurulan devletin
başına getirilen Kral, İngilizlerle Osmanlıya karşı
işbirliği içinde olan Arapların önde gelen
Emirlerinden Faysal, Kurulduğu günden itibaren,
Türk varlığına güler yüzle bakmamış, - Osmanlı-
Musul Vilayetini bu Krallığa hukuk dışı işgal
edilerek katmışlar, 1926 Antlaşması ile de Irak
lehine terk edilmiştir. ÜÇ Osmanlı Vilayetinin
birleşmesinden Irak, devlet olarak tarih sahnesine
çıkmış. Irak, Krallık olarak, 1960lerden
sonrada Cumhuriyet olarak 1990 yılına kadar devam
etmiş, bu tarihten sonrada bu yapay ülke İkiye
bölünmüş, Kürt ve Arap, Türkmen varlığı ve toprağı
âdete bu iki halk arasında paylaşılmış, yutulmuş ve
varlıklarının inkârı için yollar aranmış, zaman,
zamanda Anavatan bunu görmezden gelmiş.
Kerkük, Küçük Iraktır derken ve sayın
danışmanda bunu anlatırken, bu Küçük Irak, Büyük
Irak gibi siyasi gelişmeler sonucunda parçalanır mı?
Bunu mu İma etmişler? Ve Toprağının büyük kısım
işgal edenlere, sahiplenenlere, al gülüm ver gülüme
hazır olun mu? Demeye getirmişler.
Bu, açık olarak, ey Türkmenler, sizler
Kardeş dediğiniz Araplar 1959 da, dün olduğu gibi
bugünde ortak olduklarıyla birlikte, ayrı, ayrı
fırsatını kollayarak Kerkükte Türk topraklarını,
kimsi dağdan, kimsi çölden gelerek, getirilerek
işgal edenlerle, binlerce şehit, binlerce sürgün,
kuvvetli ve kuvveti olanların zulmüne, haksızlığına
uğranmasına rağmen, toprak işgali devam etse de,
göçe zorlanılsa da, zorlansanız da, bütün bunlar
olurken, yene onlar kardeşlerinizdir.
Türkmenlerin kardeşleridir, kardeş olarak tanınacak
bu Irakın Küçüğü olan Iraka benzetilen
parçalanmaya hazırlıkları tamamlanmakta olan
Kerkükte!
1959 yılında Türk soy kırımı yapan Babanın
oğlu Kerkükü 2003 yılında yağmaladı, bütün resmi
makamlara oturdu ve Kerkük, yani Türkmen eli
toprakları işgal edildi.
Küçük Irak Kürtlerin işgalinde;
Büyük Irak, ABD. Ve Kürtlerin işgalinde;
Ey Türkmen sen yene bizi dinle, Büyük Iraka
benzeyerek toprağını böldüğün gibi, bölünmüş olan
bu durum karşısında uysal ol, uygar insan
diyalogdan yanadır.
Türkmen varlığı ve toprağı bu yanlış
politika, milli kimlikten uzak yönlendirmeler ve
yakıştırmalarla, her gün bir az daha DİYALOGUN
karanlıklarına doğru eriyerek sürükleniyor.
Şu beklenirdi, Kerkükü; parçalanmış, işgal
edilmiş, halkı perişan, harabe haline gelmiş,
asayişi olmayan Küçük Irak olarak benzetileneceği
veya nitelendirileceği yerine, gerçek hüviyeti ve
kimliğiyle işgalden önce ve işgalden sonra nasıl ki
merkezi hükümete bağlı idi ise bugünde işgal
kuvvetleri yönetimi altında bulunan merkezi hükümete
bağlıdır. Bizde yani Türkiye olarak Irakın
işgalden kurtulması, imarı, kalkınması ve diğer
ihtiyaçlarını karşılarız ve Türk olan Kerkük ve
Türkmenlerin yanında yer alırız. Densin ve Dünyaya
ilan edilsin!
Türkmenlerin önünde çok hızlı olarak
olumsuz yönde ilerleyen konular var, gelişen bu
oluşumlar karşısında Kimlik ve Milli çıkarları
doğrultusunda yeniden YOL VE AMAÇ, bütün siyasi
partilerin ortaklaşa kararı ile belirtilmelidir.
Son alınan seçim sonuçlarına aldanmamalı, hamasi
nutuklar atarak vermem etmem karşısındaki tablo
ortada, Kerkük Kürt işgali altındadır.
Ve yarın Sayım var.
Türkiyedeki olumsuz, yanlı gelişmeleri göz önünde
tutmalı; Sayın Başbakanımın son Irak ziyaretlerinde
Kuzeye selam gönderdi, teşekkür etti, Sayın
Cumhurbaşkanım örnek göstererek bölgeye AD koydu,
bölgenin Başbakanı ile görüştü ve uzun zamandan beri
Türkmenlerin adı veya siyasi geleceği gündeme
getirilmeden, görüşmeler sürdü, sürmektedir
Bütün bunlar ne anlama gelir? Ben bundan sonra seni
tanıyorum mu demek mi istendi?
Yazılarımızda, Türkiye DAR bir çerçeve içersinde ve
küçük bir pencereden yalnız PKKyı, PKK a olarak
görüyor, terör diyor, varsa yoksa PKK. Barzani
+ Talabani+ DTP ve diğerlerini bunun dışında
tutuyor, Belediye Başkanları, Askerimizi
Polisimizi taşlayanlar, yandaşlar bu çerçevede yok.
Bunların hepsi bir, aynı amaç için çalıştıklarını
açık oturumlar, bahaneler bularak Polis
taşlayanlar, demeçler!
Ve PKKnın tasfiyesi isteniyor, kimden, Kürt Kürde
bundan sonra silah çekmez diyenden, bütün ömrünü
bugünkü isteğine varmak için yüz bin yalan söyleyen
kıvıran, ayağına Yüce Milletimin Cumhurbaşkanını
getirebilecek kadar kurnaz ve Türk varlığını azınlık
bile saymayandan ve kendi evini koruyamayan, etkin
silahlı gücü olmayan işgal altında kukla bir
hükümetten.
PKK a, Peşmerge misali ne için ne amaçla
silahlanmış, zaten bunu TR- 6 açıldığı zaman dile
getirdiler, dilimizi elde ettik sıra toprağımızın
adında, sağ olsun Sayın Cumhurbaşkanım ADI üstü
örtülü olarak verdi.
PKKnın içinde Türkiye Kürtlerinden başka
Suriyeli, İranlı ve Iraklı Kürtlerin varlığı hiç
düşünülmeden bunların silah bırakmaları isteniyor,
silahı bıraktılar, Suriyeli, İranlıların nereye
gideceği ve masa başında siyasi çözüm istenmesi,
umarım ve dua ederim Türkiye Irakın düştüğü duruma
sürüklenmeden konuyu iyi düşünür, en az Bakanımız
Sayın Cemil Çiçek Beyefendinin isabetli tespitleri
üzerinde ciddi olarak durulur.
Hak vermek, dili tanımak, bölgeyi kalkındırmak,
bahane, istedikleri Sevrde açık olarak ve Kürt
Federe oluşumun Anayasasının ön sözünde yazılandır.
Kerkükü içine alan, Türk varlığını yok sayan Büyük
. Dır!
VE
Türkiye nerede yanlış yaptı. 1991- 2003
yılları arasında, suni olarak yaratılan Güvenli
Bölgenin korunmasında, her Altı Ayda bir Çekiç Güç
kuvvetlerinin Türkiye üzerinden Güvenli Bölgenin
korunması için süre uzatılmasında ABDnin isteği
doğrultusunda kendi milli ve toprak bütünlüğünü
düşünülmeme politikası.
Bugün Kürtlerin hâkimiyeti altında, Federe yapı
içersinde yönetilen bölgenin korunması,
kalkındırılması, mevcut olan Peşmergenin
eğitilmesi, silahlandırılması ve Sayın
Cumhurbaşkanımın Irakı ziyaretlerinden sonra
Talabaninin Kürtler kendilerini koruyacak
güçtedir demsi, silahlı güce sahip olduklarını
göstermektedir. Bu bölge Türkiyenin ciddi yardımı
ile Irak denilen coğrafya den ayrılmış oldu ve Irak
parçalandı, İşte Kerkük bu parçalara ayrılmış olana
benzetilmiş, Neden?
Peki; nasıl oluyor Türkiye bugün Irakın Siyasi ve
Toprak bütünlüğünü istiyor, Irak politikasın da
bunun üzerinden yürütüyor. Ve Türkmenleri bu yönde,
parçalara ayrılmış olan Irakın küçüğü, Küçük
Irak a benzeterek yönlendiriyor.
Dün bölünmesine yardım ettin, bugün birliğini
istiyorsun!
Yanlış nerede?
Dün Türkmen-Eli topraklarını Bağdat Hükümetinin (
Saddam) insafına bırakan ve İncirlikten kalkan
uçaklarla Bağdat Hükümetinden ( Iraktan) ayrılması
için her çeşit yardım ve desteği veren koruyan
kalkındıran Türkiye, bugün toprak ve siyasi
bütünlükten yana tavır alması, çelişkili politika
değil de nedir. Irak halkına hangi Irak,
Kürtlerin içinde bulunmadığı Irak mı? ayni
mesafedeyiz diyen Türkiye siyaseti!
Evet; Yanlış nerede?
Bu bence Türkiyenin başını çok ağrıtacak, gayri
milli ve çelişkili, içeriği saklı, yürütülen
politika içersinde Kerkük Türkünün yeri nerededir?
Nedir?
Belli değil. Efendilik ve Demokrasi içersinde
hakların istenmesi, Hangi Demokrasi ve Hangi hak,
Siyasi hak mı, yoksa karışık ve ümmetçiliğin ağır
bastığı eğitimi mi?
Türkmenler bir an önce bu sorunun cevabını vermeli,
bulmalı, birlik içersinde çıkış yollarını bulmalı.
Kürtlere hizmeti her şeyin önünde tutan, dönek
Talabaniyle sarmaş dolaş kucaklaşmalarını bir yana
bırakıp, ağlayan, DAD eden, kendi IRKININ
feryadına, milli çıkarlarımızın, kimliğimizin
korunmasını ve Orta Doğunun ANAHTARI,
Anadolumuzun Güvenlik teminatı olan KERKÜÜ,
Türkmen-Elini var gücüyle korunmalı,
kalkındırılmalı, güçlendirilmelidir. Türkiye,
bugünkü siyasi sınırlarımızın, toprak
bütünlüğümüzün korunması bakımından hayati önem
taşıyan Kerkükü, kimliği ile korumalıdır ve buna
mecburdur.
Türklüğü önde tutan ve savunan İTC Yİ tek
kuruluş haline getirmeli ve onu öyle görmeli. Seçim
yapıldı sonuçlar ortada, abartılarak veya ağır
eleştiriler getirip suçlamaların yarardan çok milli
kimliği zedeler. Telafer ve Tuzda elde edilen
başarı çok anlam taşır. Önümüzde SAYIM var,
hazırlıklı olunmalı. Bütün ağırlık buna verilmeli.
Türkmen-Eli Televizyona büyük görev düşmekte,
programları Milli ağırlıklı ve ideolojik olmalı.
Kerkük Türklüğün simgesi, kalbidir,
Telaferden- Mendeliye kadar, Türkmen- Elinde
yaşayan Türklerin Simgesidir, olsa, olsa
parçalanmış Irakın küçüğü değil, ulu şehitlerinin
yattığı Büyük Türk Toprağı olur. ŞANIN BU YAKIŞIR.
Yayın Tarihi
08.04.2009